Pegasus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pegasus Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Fırtına"



Kitabın Adı: Fırtına
Orijinal Adı: Tempest
Yazarı: Julie Cross
Çeviren: Barış Mol
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Türü: Fantastik, Romantik, Macera, Gizem
Sayfa Sayısı: 361
Seri Adı: Fırtına Serisi I.Kitap
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Günümüzde Jackson ve Holly birbirine sırılsıklam aşık.
Gelecekte Holly, Jackson’ın kollarında can verecek.
Geçmişte Jackson kaderi değiştirmeli.

Sene 2009. On dokuz yaşındaki Jackson Meyer üniversiteli sıradan bir gençtir… Zamanda yolculuk yapabilmesi dışında. Ama bu yolculuklar filmlerdeki gibi değildir. Zaman sıçrayışlarından sonra şimdiki zamanda hiçbir şey değişmez, uzay-zaman sürekliliği sorunları da olmaz. Sıçrayışlar eğlencelidir ve kimseye zarar vermemektedir.

Tabii yabancıların Jackson ve kız arkadaşı Holly’nin odasına daldığı ve Jackson’la mücadele ederlerken genç kızın ölümcül bir yara aldığı güne kadar. Panikleyen Jackson iki yıl geçmişe, 2007’ye sıçrar ancak bu seferki yolculuğu öncekilere benzemez. 2007’de mahsur kalmıştır ve geleceğe dönememektedir.

Üstelik 2009’da Holly’yi vuran kişiler de Jackson’ı aramak üzere geçmişe giderler ve bu “Zamanın Düşmanları”nın güçlü, genç zaman yolcusunu kendi saflarına çekmek için yapamayacakları şey yoktur. Ya onu yanlarına çekecek… ya da öldüreceklerdir.

Jackson, Holly’yi hatta tüm dünyayı kurtarmak için ne kadar ileri gitmeyi göze alacaktır?

Yorum

Temmuz ayının son kitap yorumundan merhabalar. Bir ayı bitirip yeni bir aya başlamanın arifesindeyken bu kadar güzel bir kitap okumayı gerçekten beklemiyordum. Hiç sıkmayan konusuyla, yerinde esprileriyle, senaryoya ters düşmeyen, aklınızda soru işaretleri bırakmayan konusuyla gerçekten muazzam bir eser, muazzam bir serinin ilk bu ilk kitabı hazırlanmış. Yazarımızı kesinlikle tebrik ederim.
Kitabın konusuna da değinecek olursak eğer; Jackson, bir zaman yürüyücüsüdür ama henüz en uzak mesafesi altı ay öncesine yarım saatlik bir yolculuk olmuştur ve bu durumu da bir tek oldukça zeki olan dostu Adam’a anlatmıştır bir tek ve onun tavsiyeleriyle zaman içerisinde ilerleme yeteneğini geliştirmeye çalışır ve not alır. Yalnız zamanda hiçbir şeyi değiştiremez ve yarım yürüyüş olduğu için gittiği yerde gölge gibidir. Ta ki, kız arkadaşı Holly ile birlikte olduğu geceden sonraki sabah kız arkadaşı öldürülene kadar. O gün Jackson kendinin bile şaşıracağı bir şey yaparak 2003 yılına ve ardından zaman içinde sıkışacağı 2007 yılına yolculuk edecek ve burada babasının bir FBI ajanı olduğunu, babasının aslında öz babası olmadığını ve aile doktorlarının aslında sandığı gibi biri olmadığını öğrenecektir. Jackson kimden kaçması gerektiğini sorgularken, kız arkadaşı Holly'i öldürenlerde şimdi peşinden geçmişe gelmektedir ve Jackson'ın başka şansı yoktur; gelecekteki dostu Adam’ın yardımına başvuracak ve bu arada kız arkadaşı Holly'e yeniden aşık olup, onu da kendine aşık edecektir.
Kesinlikle bu seriye başlayın derim. Hiç pişman olmayacaksınız.

Puanlama:


"Pegasus Yenisi: Rüyalar Kitabı-1 [Silber]"

Geçen hafta çalıştığım D&R Şubesine gelen ve benim görür görmez kapağına vurulduğum o kitap işte bu:
"Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer" Serisinin yazarı Kerstin Gier tarafından yazılan kitabın konusu şöyle:

 Rüyaların gizemli ülkesine, merak uyandıran bir yolculuk…

Kertenkele tokmaklı, gizemli kapılar; konuşan taş heykeller ve elinde baltasıyla, delirmiş bir bakıcı… Liv Silber'ın rüyaları son zamanlarda epey tuhaflaşmıştır ve içlerinden biri fazlasıyla kafasını kurcalamaktadır. Bu rüyada geceyarısı dört çocuğun gizemli ve karanlık bir ayin gerçekleştirdiği bir mezarlıktadır. Üstelik Liv bu dört genci normal yaşamında tanımaktadır çünkü Grayson ve üç arkadaşı gerçekten vardır.

Liv kısa süre önce bu dört gencin okuduğu okula kaydolmuştur ve aslında hepsi iyi çocuklardır. Mezarlıktaki geceden daha korkutucu olan, arkadaşlarının Liv'in rüyada söylediği ancak gerçek hayatta hiçbir şekilde sözünü etmediği şeyleri bilmesidir. Çocukların bunu nasıl öğrendiğini çözmek ise, bilmeceleri çok seven Liv'in uzak duramayacağı kadar çekici bir gizemdir…

"Okurları kesinlikle memnun edecek. Dört yüz sayfa yetmiyor ama neyse ki devamı yolda."
-Karin Wehrheim-

"Aşırı eğlenceli, aşk dolu, gizemli bir rüya."
-Brigitte-

"Sempatik ve özgüvenli başkahramanıyla hassas ilk aşklara dair merak uyandırıcı bir roman. Daha ne olsun ki?"
-Stefanie Leo-

 Kitaptan Kareler:



Ön Kapaklar



İç Dizayn


Arka Kapaklar


Bu Kapağa Bayıldım #32

Kitap, dün çalıştığım mağazaya geldi ve görür görmez dediğim tek şey "Bu Kapağa Bayıldım. Bu Kapağa Aşık Oldum." oldu.


"Mutlu Olmak İsteyen Adam"

Kitabın Adı: Mutlu Olmak İsteyen Adam
Orijinal Adı: Lhomme qui voulait etre heureux
Yazarı: Lourent Gounelle
Çeviren: Işık Ergüden
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 195
Tür:  Kişisel Gelişim, Bilgelik Aydınlanma

Tanıtım Yazısı:
İNANDIKLARIMI GERÇEKLİĞİMİZ OLABİLİR

Bir düşünün…

Bali’de tatildesiniz. Eve dönmeden önce bir şifacıya görünüyorsunuz. Aslında bir şikayetiniz yok. Sadece onun ününü duymuş olduğunuz için görüşmek istiyorsunuz.

Şifacının teşhisi kesin: Sağlığınız gayet yerinde ama… mutlu değilsiniz.

Sonsu bir bilgeliğin taşıyıcısı olan bu yaşlı adam sizi sizden daha iyi biliyor gibi gözükmekte. Yaşamınıza tuttuğu çok özel ışık, sizi olabilecek en büyüleyici maceraya sürükleyecek: Kendini keşfetmek! Size yaşattığı deneyimler yaşamınızı altüst edecek ve düşüncelerinizdeki yaşamın anahtarını size sunacak.

Dünya çapında insanların dilinden düşmeyen, Mutlu Olmak İsteyen Adam, gerçekten mutlu olmaktan bizi alıkoyan şeylerden kurtulmayı öğrendiğimiz an, elde edebileceğimiz yeni imkânlar dünyasıyla bizi tanıştırıyor.

“Kulaktan kulağa yayılarak büyük bir başarı kazana, insanların hayata bakış açılarını değiştiren eşsiz bir roman.”
-Psyhologies Magazine

Yorumum

“Bizler, ne düşünüyorsak oyuz.
Dünyamızı düşüncelerimizle inşa ederiz.”

Buda

“Olağanüstü kurgusuyla içinize işleyecek bir kitap. “

Şu aralar “Seni Her Şeyin Mümkün Olduğu Bir Yere Götüreceğim” adlı 3.Kitabı çıkan Lourent Gounelle ile ne zamandır tanışmayı planlıyordum ve kısmet 2.el bir kitapçının rafında karşıma çıktı. Lourent Gounelle olağanüstü kurgusu ile okuyucusunu büyülüyor ve bambaşka bir diyara götürüyor adeta. Bu bambaşka diyar aslında sıradan Balili bir şifacının Bungalovundan başka bir yer değil.

Kesinlikle tavsiye edebileceğim muhteşem bir terapi ve kişisel gelişim kitabı. Özellikle sınavlardan önce her öğrencinin okumasını ve kendine olan inancını arttırmasını tavsiye ederim.

Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Kitaptan Alıntılar
 “Bir şeye inandığımızda o gerçek olur, bizim gerçeğimiz olur.” (Sayfa 29)

 “Başarılı bir fotoğraf uzun bir nutuktan daha çok şey söyler.”  (Sayfa 72)

“Yaşam bitmek bilmez bir yarıştır,  yalnızca en hızlı olanlar yırtar. Sürüklenenler, daldan dala konanlar ya da kendilerini zevke verenler, ölür.” (Sayfa 80)

“Kusursuzluk üstüne hiçbir şey inşa edilemez.” (Sayfa 127) 

Puanlama:


"Saklanmış"

Kitabın Adı: Saklanmış
Orijinal Adı: Hidden
Yazarı: P.C. Cast – Kristin Cast
Çeviren: Sevinç Seyla Tezcan
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 413
Tür:  Gerilim, Korku, Savaş
Seri: Gece Evi Serisi X. Kitap

Tanıtım Yazısı:
IŞIĞIN OLDUĞU YERDE KARANLIK SAKLANAMAZ

Sonunda Zoey istediğini elde etmiş ve Vampir Yüksek Konseyi, Neferet’in gerçek yüzünü görmüştür. Bu sayede Zoey ve çemberi kendilerini ve çok sevdikleri okullarını her geçen gün biraz daha güçlenen karanlıktan korumak için yardım almaya başlamıştır. Güvensizlik tohumlarının filizlendiği ve karanlığın karmaşa yarattığı Gece Evi’nde herkesin birlik olması gerekmektedir ama bu, son derece zor görünmektedir… Gerilim gittikçe artarken Zoey ve çemberi karanlığın galip gelmesini çok geç olmadan engelleyebilecek midir?

Gece Evi’nde kaos ve karmaşa artıyor…
Yorumum

Gece Evi Serisi’nin onuncu kitabında işler çığırından çıkılamaz bir hal alıyor. Zoey kime güveneceğini artık bilemiyor. Çemberinden biri ve dostu Erin gitgide karanlığa yaklaşırken; karanlıktakiler de aydınlığa yakınlaşıyor. Neferet artık ne yapacağını bilmez bir halde hem intikam almak için, hem de kaçmak için öldürmekten hiç çekinmiyor. Hepsi ve daha fazlası Gece Evi Serisi’nin onuncu kitabı “Saklanmış”da.
 
Açıkçası şunu söylemeliyim ki seri uzadıkça bende dizi izlermişim de haftaya yeni bir bölümü gelecekmiş izlenimi oluşturmaya başladı bu seri. Hele ki kitabın finali bana Örümcek Adam animasyonunu anımsattı. Bilemiyorum ama bu seri bence çok uzadı. Serinin 11.Kitabı olan “İntikam” da 32.Uluslararası İstanbul Tüyap Kitap Fuarı’nda satışa sunuldu. Bu arada serinin 11.Kitabı sondan bir önceki kitabı ki bunu da belirtmeden edemeyeceğim.

 Kitaptan Alıntılar:
*Bu kitap hata yapanlarınız, o hataları düzeltecek kadar cesur ve hatalarından ders alacak kadar bilge olanlarınız için. -Yazar İthafı

 *Ölüm, ona inananlar ile başka tanrılara inananlar arasında ayrım yapmaz. Ölüm bütün ölümlülere gelir. –Sayfa 193
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...


Puanlama:



"Alaycı Kuş"

Kitabın Adı: Alaycı Kuş
Orijinal Adı: Mockıngjay
Yazarı: Suzanne Collins
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 414
Tür:  Distopya, Dram, Savaş, Bilimkurgu
Seri: Açlık Oyunları Serisi III.Kitap

Yorumum    

Vasat, Vasat üstü ve bu kadar vasat bir final görmedim.Açlık Oyunları Serisi, beni finaliyle tamamen hayal kırıklığına uğrattı. İlk kitabında bile bundan fazla hayal kırıklığına uğramamıştım. Genellikle finaller vuruş noktası, yani en üst noktadır ama Suzanne Collins için final tam bir düşüş.Kitabın konusu;Katniss, isyancılar tarafından kaçırılıp bir zamanlar Capitol’ün yok ettiği söylenen 13. Mıntıka’ya götürülür. Burası isyancıların ve yok olan 12.Mıntıka’dan geriye kalan insanların yuvasıdır.Peete ise Başkan Snow’un elinde mahsurdur. Katniss onu kurtarabilmek için isyancılarla iş birliği yapmak ve Alaycı Kuş olmak zorundadır.
Kitabın konusu bu kadar. Arka kapak yazısı yoktu, bende bu yüzden eklemedim. Arka kapak yazısında bile ilk iki kitaba övgüler var. Üçüncü kitap tırt yani.

Yine ben insaflı davranıp finale göre puanlama yapacağım. Onu da beğenmedim ya. Neyse!

Puanlama:


"Ateşi Yakalamak"

Kitabın Adı: Ateşi Yakalamak
Orijinal Adı: Catching Fire
Yazarı: Suzanne Collins
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı:407
Tür:  Distopya, Gerilim, Aksiyon, Dram, Bilimkurgu
Seri: Açlık Oyunları II.Kitap

Tanıtım Yazısı:
“Açlık Oyunları. İnsanı meraktan .atlatan, gerilım dolu, akıcı ve sarsıcı bir roman… Elimden bırakamadım. Bağımlısı oldum!”
-Stephen King

“Bu kitaba o kadar bağımlı kaldım ki, yemeğe çıktığımda bile kitabı yanımda taşıdım ve masanın altında okumaya devam ettim. Hikayesi beni birçok gece uykusuz bıraktı çünkü bitirdiğimde bile, yatakta bu kitabı düşünmeye devam ettim. Açlık Oyunları kesinlikle büyüleyici.”
-Stephenie Meyer

“Zekice kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap… Büyüleyici.”
-John Green

“Bilimkurgu, heyecan, gerilim ve aşkın muhteşem bir karışımı.”
-USA Today

New York Times Bestseller
USA Today Bestseller
Horn Book Fanfare Yılın Kitabı
Publishers Weekly Yılın En İyi Kitabı
School Library Journal Yılın En İyi Kitabı
Booklist Editörlerinin Seçimi
New York Times Book Review Editörlerinin Seçimi
New York Times Yılın Unutulmaz Kitabı
Kirkus Yılın En İyi Kitabı

Yorumum

Nihayetinde Açlık Oyunları:Ateşi Yakalamak’ta sona erdi.
İlk kitabına göre oldukça keyifli okuduğumu söylemeliyim. Bazı yerlerde gülerken bazı yerlerde de hüzünlendim açıkçası. Konusuna gelirsek:Katniss’in Başkan Snow ve Capitol’ün karşısında zehirli meyveleri çıkarıp Peete ve kendisini zehirlemeye teşebbüs etmesi ve ardından gelen iki kişinin galibiyeti hususu tüm mıntıkaların isyan başlatması için bir öncül olmuştur. Başkan Snow 12.Mıntıka’ya bizzat gelerek Katniss’i açıkça tehdit eder. Ya bu isyanı durdurmak için bir şeyler yapmalıdır, ya da ailesinin, tüm sevdiklerinin ve mıntıkadaki herkesin ölmesine göz yummalıdır.Bu yıl 75’incisi düzenlenecek olan Açlık Oyunları bir dönüm noktasıdır. Her 25 yılda bir Açlık Oyunları için bir dönüm noktası olan Çeyrek Yılı olarak kabul edilen ve Açlık Oyunları’na o yıla mahsus özellikler katan bir şey olmaktadır. Ellinci yılda haraç olarak her mıntıkadan iki katı haraç istenmekteydi. Bu yıl 75.Açlık Oyunları’nda neler olacaktır peki?

Hepsi ve daha fazlası bu kitapta. Alıp okumayı unutmayın!Bu arada kitap biraz bana “Lost” dizisini anımsattı, bunu da söylemeden edemezdim.

Puanlama:



"Açlık Oyunları"

Kitabın Adı: Açlık Oyunları
Orijinal Adı: The Hunger games
Yazarı: Suzanne Collins
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 384
Tür:  Distopya, Savaş, Macera, Gerilim
Seri: Açlık Oyunları Serisi I.Kitap

Tanıtım Yazısı:
ETRAFINIZDAKİ BAŞKA HERKES SABAHI
GÖREMEYECEĞİNİZDEN EMİNKEN
VAHŞİ BİR ORTAMDA KENDİ BAŞINIZA
HAYATTA KALABİLİR MİSİNİZ?

“Bu kitaba o kadar bağımlı kaldım ki, yemeğe çıktığımda bile kitabı yanımda taşıdım ve masanın altında okumaya devam ettim. Hikayesi beni birçok gece uykusuz bıraktı çünkü bitirdiğimde bile, yatakta bu kitabı düşünmeye devam ettim. Açlık Oyunları kesinlikle büyüleyici.”-Stephenie Meyer

“Elimden bir türlü bırakamadım… Bağımlısı oldum.”-Stephen King

Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içinde Panem ulusu yaşamaktadır, Capitol’ün etrafında on iki bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Onların her biri her yıl yapılan Açlık Oyunları’na katılmak zorundadır. Yarışma için her bölge yaşları on iki ve on sekiz arasında değişen birer erkek ve kız çocuğu göndermek durumundadır. Açlık Oyunları TV’den canlı olarak yayınlanan ve ölümüne bir kavgadır.

On altı yaşındaki Katniss Everdeen annesi ve kendinden daha küçük kız kardeşi ile yaşamaktadır. Oyunlarda kız kardeşinin yerine geçerek ölüm cezasını üzerine alır. Ancak Katniss daha önce de ölüme çok yaklaşmıştır ve bu kez kız kardeşi için ikinci kez hayatta kalma mücadelesi verecektir. Gerçekten ne anlama geldiğini bilmeden bir yarışmacı olmuştur. Eğer bu mücadeleyi kazanırsa hayatta kalma seçeneğini başlatmış olacaktır.

KAZANMAK ÜN VE TALİH ANLAMINA GELİR.
KAYBETMEK KESİN ÖLÜM ANLAMINDADIR.
AÇLIK OYUNLARI BAŞLASIN…

Yorumum

Ve nihayetinde Açlık Oyunları’na başlanır.Şöyle söylemeliyim ki  kitaptan önce filmi izlediğime gerçekten çok seviniyorum. Zira bu kitabı okuduktan sonra filmi izlemiş olsaydım hep bir bekleyiş ve arayış içinde olacaktım ve bulamayınca sinirlenecektim.Kitap gerçekten muhteşem. İlk defa distopik bir eser okuyorum ama gerçekten bu sayede tüm distopik eserleri de okuyabileceğimi düşünüyorum.Kitapta karakterimiz güçlü tasvir edilmiş filmin aksine ki bu iyi. Diğer bir unsurda Katniss’in anlatımıyla okuduğumuz kitap karakterimizin duygularını ve filmde anlayamadıklarımızı anlatıyor ki buda artı bir puan.Konuyu anlatmaya gerek yok aslında. Malum hem film ve hem de arka kapak bize zaten her şeyi anlatır nitelikte.Bu kadar güzel görüşlerim var ama Woah dedirtecek kadarda değil diyebilirim.Kitap genel olarak “Haraçlar”, “Oyunlar” ve “Galip” olarak üç bölüme ayrılmış bulunmakta.Spoiler mı bilmiyorum ama şunu söylemeliyim ki filmin aksine bol öpüşme sahnesi içeriyor.



Puanlama:


"Kader"

Kitabın Adı: Kader
Orijinal Adı: Destined
Yazarı: P.C. Cast ~ Kristin Cast
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Yayın Evi: Pegasus Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 471
Tür:  Fantastik Macera, Gizem, Dram, Aşk
Seri: Gece Evi Serisi IX.Kitap

Tanıtım Yazısı:
KARANLIĞIN RUHU TARAFINDAN SINANAN BİR AŞK, BU SINAVI GEÇEBİLİR Mİ?
Tulsa Gece Evi, ışığın ve karanlığın güçlerinin çarpıştığı destansı bir savaşa sahne olur. Neferet’le çarpışmaya hazırlanan Zoey, savaşçı koruyucusu Stark’la birlikte ait olduğu yerde, evindedir.
Kalona ile oğlunun arasındaki bağlar kopmuştur. Nyx’in bahşettiği insan soylu biçimi sayesinde Rephaim ve Stevie Rae sonunda bir araya gelebilmiştir; tabii Rephaim Tanrıça’nın yolunda ilerleyip babasının gölgesinden sakınabildiği sürece…
Peki Zoey gerçekten güvende mi?Ve en önemlisi, kadere yazılmış olan değiştirilebilir mi?

Yorumum

Uzun zamandır kitap okuyamama problemi yaşarken yine Gece Evi Serisi sayesinde bu durumdan kurtulabildim. Kitap ve seri hakkında ne söyleyebilirim ki? –Kesinlikle muhteşem.

Konuya değinecek olursak;Neferet sonunda Vampir Yüksek Konseyi karşısında kendisini suçsuz olduğuna karşı konseyi inandırıp Tulsa Gece Evi’ne dönmüştür. Dönmesiyle birlikte de bir takım kötü olaylar dönmeye ve bazı dostlarımızla birlikte Zoey’nin de annesinin ölmesine neden olmuştur. Nyx’ten armağan olarak kendine gönderilmiş Aurax adında boğaya dönüşen ve aslında ne olduğunu bilmedikleri bir yaratıkla birliktedir ve O artık bir ölümsüzdür.

Bu arada Stevie Rae ve Kalona’nın oğlu Rephaim’im aşkı Rephaim’in Tanrıça Nyx’ten af dilemesiyle azda olsa düzene girmiştir. Çünkü Kalona hem oğlunun peşini ne kadar istese de bırakamaz, hem de Rephaim gündüzleri bir kuş ve geceleri tam bir insandır.

Bu seriyi sevmemin asıl nedeni seri hiçbir zaman önce yayınlanmış seri kitaplarını size unutturmuyor ve bir su gibi akıp gidiyor. Bu kitapta ilk kitapta olduğu gibi Zoey’nin üzerine yoğunlaşması da ayrı bir güzellik oldu. Ayrıca Afrodit’li kısımları okurken de gülmeme hakim olamadım. Gerçekten komik ve gerekli bir karakter.

Puanlama:


Benim İçin Bayram Şimdi Başladı...

Son yazımda her ne kadar daha uyumadığımı ve uyuyacağımı belirtsem de yine uyuyamadım. Daha doğrusu annem uyku düzenim güme gidiyor diye uyumama izin vermeyip beni evden kışkışladı. Ne mi yaptım? -Hemen bir minibüse atlayıp benim %50 ve %20 indirimler yapan kitapçıma gittim ve yetmedi bir de hemen alt katında bulunan ikinci el kitapçıya uğradım. Sonuç: Dört yeni evladın sahibi oldum. Açıkçası şunu söylemeliyim ki gördüğüm bazı kitaplarda beni şaşırtı. Mesela Obsidiyen, Opal gibi DEX kitapları %50 indirimliydi ama bana hitap etmediği için almadım. Tanrıça Serisinin son kitabı "Tanrıçanın Mirası"nıda maalesef bulamadım ama en kısa sürede almayı planladıklarımın arasında yerini aldı.

Gelelim Evlatçuklarıma


İlk kitabım Arunas Yayınları'ndan yeni çıkan "Yürüyen Ölüler:İsyan" kitabı. Bu serinin birinci kitabını Tüyap'tan alıp beğenerek okumuştum , bunu da aynı şekilde beğenerek okuyacağımı umut ediyorum.
Karton kapaklı bulamadım ama olsun buda iş görür.



Bir diğer kitabım Alexandra Adornetto'nun yazmış olduğu Hale Serisi'nin ilk kitabı. Seri kitabını almamın sebebi yazarın benimle aynı yıl doğmuş olması. Pinuccia'nın etkinliği dahilinde okumayı planlıyorum bu kitabı da. Kitap Pegasus Yayınlarından çıkmış ve harika bir kapağa sahip.


İşte şimdi de ikinci el evlatçuklarım:


P.C. Cast ve Kristin Cast'ın yazmış olduğu Gece Evi Serisinin dokuzuncu kitabını aldım. Seriyi her zaman beğeniyle ve büyük bir akıcılıkla okuyabilıyorum ve çok az bir zamanda gerçekleşiyor bunların hepsi. Bu kitabın çevrilmesine ve yayınlanmasına öncülük eden Pegasus Yayınlarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.











Son evladım ise ; maalesef bir seri kitabıymış ve serinin altıncı kitabıymış. Kenarında "6" yazıyor bu bir seri kitabı mı diye özellikle üstüne basa basa sorduydum anlaşılan satıcı bana yalan söylemiş. Bir kaç sayfasını okuyacağım bakalım. Eğer hoşuma gider ve ayrı yani bağımsız bir konu işlerse işte o zaman kütüphanemde çok güzel bir yer edinebilir. Çünkü ben; kitabın konusunu çok sevdim. Kitabın adından. yazarından ve yayınevinden bahsetmeyi unuttum. Kitabı adı Artemis Fowl: Zaman Paradoksu. Eoin Colfer tarafından yazılan serinin yayın haklarını Artemis yayınları elinde bulunduruyor. Kitap genel olarak Seri karakterimiz Artemis Fowl üzerine kurulu.


"Gregor ve Felaket Kehaneti"

Kitabın Adı: Gregor ve Felaket Kehaneti
Orijinal Adı: Gregor and The Prophecy of Bane
Yazarı: Suzanne Collins
Çeviren: Gürkan Genç
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 271
Tür:  Fantastik Macera, Gizem, Komedi, Dram
Seri: Yer altı Günlükleri II.Kitap

Tanıtım Yazısı:
TUTKUNU OLDUĞUNUZ AÇLIK OYUNLARI SERİSİNİN YAZARI SUZANNE COLLİNS’TEN FARKLI BİR DÜNYA!

YER ALTI GÜNLÜKLERİ ARTAN TEMPOSUYLA YEPYENİ MACERADA DEVAM EDİYOR.

Gregor bu kez, New York’un Yer altı diyarına ait başka bir kehanette anahtar bir rol alacaktır. Bu kehanet, uğursuz bir fare olan Felaket hakkındadır. Yeraltındakiler Gregor’u geri getirmek için küçük kız kardeşi Bot’u kaçırırlar. Gregor, kendine bağlı yarasa arkadaşı Ares ve huysuz prenses ile birlikte, Bot’u ve Felaket’i aramaya başlar. Gregor eğer kehaneti zamanında tamamlayamazsa ne kendi hayatı ne de Yer altı dünyasındakilerin hayatı bir daha aynı olacaktır…

“Birinci kitapta olduğu gibi, maceracılar yolculukları sırasında serüven,tehlike, ölüm, kayıp ve değişimle karşı karşıya geliyor ve sürprizli son başka bir bölümün yolunu Açıyor. Gregor’un birinci macerasını bilmeyen okurlar dahil, fantastik türün hayranlarını çok mutlu edecek.”School Library Journal

“…hayranlar, finali daha birçok maceranın sırada olduğunu işaret eden bu heyecan verici, aksiyon yüklü devam bölümüyle hayal kırıklığına uğramayacak.”Booklist

Yorumum

Serinin ilk kitabını bana gönderdiği gibi ikinci kitabını da bana gönderen sevgili 365 Günlük blogunun sahibesi ablam Elife’ye teşekkür ederek başlıyorum yazıma.
İlk kitabına göre oldukça hareketli geçen kitabın her sayfasında ayrı bir heyecan yaşayıp neredeyse fazla heyecandan sıkılacaksınız ama bolca da Gregor ve Bot’un konuşmalarıyla kahkaha da atacaksınız.

Gregor, kardeşi ve babası nihayet New York’a dönmüşlerdir ama babasının uzun zamandır yeraltında kalmış olması onu çok kötü etkilemiştir ve tüm aile de sonunda gerçeği öğrenip bodrumdan yeraltına giden geçidi kapatmışlardır. Bir gün Gregor ve küçük kardeşi Bot parka eski bir kızakla kayarken Gregorun bir-iki dakikalık düşünceye dalması sonucu Bot ortadan kaybolur. Tek kanıt ise eski bir tünele giden kanalizasyon kapağına sıkışmış dev bir böcek bacağıdır. Gregor artık ne yapması gerektiğini biliyordur. Hiç düşünmeden tünele atlar ve hiçbir Yeraltılı’nın görmediği beyaz bir fareden bahseden Felaket Kehanetiyle yüzleşmek zorunda kalır. Bu kehanet Gregor’a ne kazandırıp neler alacaktır peki?
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


Pinuccia Puanlaması: Okuduğu kitap hiç görmediği bir ülkede geçen okuyucu kategorisinde. => 20 PUAN (Kitap ilk başlarda New York'ta ve daha sonra da New York'un yeraltı tünellerinde geçiyor.)


"Uyanmış"

Kitabın Adı: Uyanmış
Orijinal Adı: Awakened
Yazarı: P.C. Cast – Kristen Cast
Çeviren: Sevinç Tezcan Yanar
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 367
Tür:  Dram, Aşk, Gizem, Mitoloji, Bilimkurgu
Seri: Gece Evi Serisi VIII. Kitap

Tanıtım Yazısı:
YIKIMIN EŞİĞİNDEKİ ÇARESİZ BİR GENÇ KIZ.KALBİNİN KIRILMAMASI İÇİN NE YAPABİLİR?
Arkadışlığın sınırları nereye kadar uzanabilir ve genç bir kızın kalbindeki aşk ne kadar güçlü olabilir?
Hepsi ve daha fazlası GECE EVİ’nin soluk kesen 8.Kitabında…

Yorumum

P.C. CAST ve Kristen CAST’ın yazmış olduğu Gece Evi Serisi tüm maceralarıyla devam ediyor.Kitabımızın konusu ise şöyle:
Zoey Kızılkuş, koruyucusu Stark sayesinde ruhunu son anda kurtarmayı başarmış ve dünyaya geri dönmüştür. Neferet ise Vampir Yüksek Konsey’ine Kalona’nın onu bir tür sihirle kendine bağladığı yalanını söyleyerek Gece Evi’ne dönmeyi başarır. Tabi ki bunu sözde Kalona’yı kırbaçlatarak yapar.

Aslında kitapla ilgili anlatmak istediğim çok şey var ama nereden tutup konuyu daha fazla anlatmak istesem konu o kadar çabuk anlaşılıyor. Kısaca şunu söyleyeyim üç cümle ile kitabın bütün konusu anlaşılır.
Bu seriyi tüm kitap severlere tavsiye ederim.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...



Puanlama:


"Gregor ve Gri Kehanet"

Kitabın Adı: Gregor ve Gri Kehanet
Orijinal Adı: Gregor The Overlander
Yazarı: Suzanne Collins
Çeviren: Gürkan Genç
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı:299
Tür:  Fantastik Macera, Gizem
Seri: Yeraltı Günlükleri Serisi I.Kitap

Tanıtım Yazısı:
TUTKUNU OLDUĞUNUZ AÇLIK OYUNLARI SERİSİNİN YAZARI SUZANNE COLLINS’TEN RENKLİ YENİ BİR DÜNYA!

YERALTI GÜNLÜKLERİ SİZİ SOLUKSUZ TAKİP EDECEĞİNİZ BİR DÜNYAYA DAVET EDİYOR.

Yazın başlarıdır ve on bir yaşındaki Gregor dışında herkes yaz kampındadır. Gregor babasının New York’taki evlerinden çıkıp kaybolmasından beri küçük kız kardeşlerine bakmaktadır. Özellikle de iki yaşındaki kardeşi Bot’a. Evlerinin bodrumunda çamaşır yıkarken, Bot bir hava boşluğunun içine düşüp kaybolur ve Gregor da onun arkasından gider. Artık Yeraltı’ndadırlar ve onları bambaşka bir dünya beklemektedir…

“Fantastik hayranları ve fantastik edebiyata yeni başlayanlar için muhteşem bir macera.”
-School Library Journal-

“Collins, ustalıkla seçilmiş kelimelerle muhteşem bir dünya inşa ederek büyük bir iş çıkarmış. Oradan gitmek için sabırsızlanan Gregor’un tersine, okuyucular Yeraltı’nı fantastik ve eğlenceli bulacak.”
-Publishers Weekly-

“Muhteşem bir roman, iyi yazılmış, akıcı, hareketli bir fantastik… Özellikle genç fantastik hayranları büyüleyecek.”
-Booklist-

Yorumum

Beklentilerimi hiçbir şekilde karşılamayan tek kitap oldu diyebilirim ama lanet olsunda eğer bir seri kitabı okursam mutlaka devamını da okumak istiyorum. Neyse, kitabın konusu şöyle:
Gregor’un büyük annesi rahatsız olduğu için annesi onu yaz kampına göndermeyip evde iki yaşındaki kardeşi Margaret-Bot’a ve aklı sürekli bulanan büyükannesine bakmasını ister. Evdekileri kontrol etmesi için annesi tarafından gönderilen komşu kadın geldiğinde ise Gregor kadının kısa bir süreliğine büyükannesine bakmasını isteyerek kardeşi Bot ile birlikte evin bodruma çamaşır yıkamak için iner. Burada çamaşır yıkarken havalandırma kanalından çıkan bir sis bulutu kardeşi Bot’u havalandırma kanalına çeker. Onu kurtarmak isteyen Gregor’da peşinden gider. Uzun bir tünelden aşağıya doğru düşerler. Artık Yeraltında başka bir dünyadadırlar ve Gregor’un iki-iki buçuk yıl önce kaybolan babası burada kötü niyetli farelerin elinde tutsaktır. Onu kurtaracak şey ise eski bir kehanetle belirtilmiştir. Bu kehanete göre bir kemirgen(Fare), İki asil kan(Kraliyet üyesi), iki eğirici(Örümcek), iki sürünen(Hamam böceği), iki uçucu(Yarasa), bir kaybolan ve güneşin oğlu yani Gregor ve tabii ki kısmen Bot, hem Gregor’un babasını kurtaracak hem de Regalia’ya (İnsanların yaşadığı yeraltı şehri) ışığı getirecektir.
Son olarak bana bu kitabı hediye eden 365 Günlük blogunun sahibesi, sevgili ablam Elife’ye çok teşekkür ediyorum.

Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


"Temizlikçi"

Kitabın Adı: Temizlikçi
Orijinal Adı: The Cleaner
Yazarı: Paul Cleave
Çeviren: Zeliha Babayiğit
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 456
Tür:  Gerilim, Gizem, Cinayet

Tanıtım Yazısı:
KANINIZI DONDURACAK BİR SERİ KATİL ROMANI

İşte Joe. O bir seri katil ve aynı zamanda bir polis merkezinde temizlikçi olarak çalışıyor. Şimdi de kendisini taklit eden bir katilin peşinde!

“Yeni Stephen King”
-NDR, Almanya-

“Sürükleyici ve tamamen gerçekçi bir polisiye. Cleave takip edilmesi gereken bir yazar.”
-Tess Gerritsen-

“Cleave, sizi soluksuz okumaya ve sona geldiğinizde kendinizi dışarı atıp derhal başka bir kitabı bulmaya zorluyor.”
-New Zealand Lawyer Magazine-

“İş polisiyeye gelince, Cleave okuyucuya nasıl kanca takacağını biliyor.”
-Sunday Herald-

“Cleave, korkunun buzdan parmaklarıyla hayal gücünü koparıp almakta bariz bir beceriklilik sergiliyor.”
-Christchurch Pres-

“Bir seri katil perspektifinden yazılmış eğlenceli bir roman kulağa imkânsız ya da son derece hastalıklı gelebilir; ya da her ikisi de. Ama bu ilk romanında Paul Cleave başarılı bir şekilde bunun altından kalkıyor.”
-mX magazine, Melbourne-

Yorumum

Arka kapak yazısını okuduğumda ilk olarak düşündüğüm şey şu anda dizisini yayınlanan ve kitapları da yazılmış “Dexter”a benzediğiydi ki hiç yanılmamışım. Aradaki tek fark; Dexter bir polis-katil iken Joe bi polis karakolunda çalışan temizlikçi-katil.

Kitabı beğendim mi? –Hayır. Ama sonuna kadar okumaya çalıştım ve sonunda başardım. Kitap 200’lü sayfalarda Melissa adlı karakterin eklenmesiyle hareketlenmeye başlıyor ama bana göre en ilgi çeken kısmı son 60-70 sayfası oldu. Gerçekten mide bulantıcı bazı sahneler ve iğrençlik içermesine rağmen polis ve katil macerası veya bir kovalamaca içermiyor. Ayrıca bazı DNA örnekleri bırakmasına rağmen bir türlü kim olduğu tespitte edilemiyor. (Poliste her çalışanın-Temizlikçilerde dahil- DNA’sı mevcut.) En iyisi daha fazla sizi kitaptan soğutmadan konuya geçeyim.:Joe gündüzleri bir polis karakolunda temizlikçi, geceleri ise; sokaklarda Christchurch Oymacısı adıyla bir katildir. (Bu adı ona gazeteciler takıyor.) İlk cinayetini işlediğinde on sekiz yaşındadır ve daha fazla vicdan azabına dayanamayarak kendisi karakola gidip itirafta bulunur ama kimse onu dikkate almayım onun bir aptal olduğunu düşünürler. İlerleyen zamanlarda Joe, temizlikçiyi öldürür ve onun işine talip olur. Joe’yu bir aptal ve saf olarak düşündükleri için işe alırlar. Joe, temizlikçiliğin ona verdiği avantajları kullanarak odaları temizlerken kanıtları toplanıldığı odaya bir teyp yerleştirip kendisi hakkında bir ipucu bulunup bulunmadığını öğrenebilmektedir. Bu arada iş yerinde çalışan ve kardeşinin istemeyerek ölümüne neden olan sağlıkçı Sally ise Joe’ye ayak bağı olacaktır.Kitabı tavsiye etmem ama yine de edebi bir eser olduğu için her insanda farklı duygular uyandırabilir. Bu yüzden size bırakıyorum. Ayrıca bana bu kitabı hediye eden 365 Günlük bloğunun sahibesi sevgili ablam Elife’ye bir kez daha teşekkür ediyorum.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama: