Metis Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Metis Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"1002. Gece Masalları"

Kitabın Adı: 1002. Gece Masalları
Hazırlayan: Yiğit Değer Bengi
Yayın Evi: Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 236
Tür:  Fantastik Öykü, Gizem

Tanıtım Yazısı:
Yazı serüvenine doğrudan doğruya “fantastik” yazarak atılan yazarlarla, yıllardır yazdığı öykülerin içine hiç usanmadan fantezi ve bilimkurgu katan yazarlar yan yana duruyorlar bu seçkide. Bu anlamda Türkçe edebiyatında bir ilk 1002.Gece Masalları; farklı edebi geleneklerden gelen, farklı kuşakların öykülerini ortak bir paydada buluşturuyor.

Ne de olsa her öykü sözün güzelliği için okunur!


Yorumum

Perg Efsaneleri Serisi’nin yazarı Barış Müstecaplıoğlu’nun adını gördüğüm için aldığım “1002.Gece Masalları” kitabının içinde on iki yazardan on iki farklı öykü bulunuyor ve bunların tek ortak yanı fantastik olmaları. Şunu kısaca söyleyebilirim ki beni içinde tatmin edebilecek üç-dört öykü bulabildim ancak ve okurken ismi gibi 1002 Gece sürdü zannettim. (Geriye kalan öyküler için geçerli.) Anladığınız üzere kitap beni pek tatmin etmedi. Kesin bir şekilde tavsiyede etmem. Okumak isteyen arkadaşlar okusunlar. Şunu söylemeliyim ki her edebi eser her insanda farklı duygular çağrıştırır. Bu yüzden bence okuyun ama dediğim gibi ben tavsiye etmem.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


"Tanrıların Alfabesi"

Kitabın Adı: Tanrıların Alfabesi
Yazarı: Barış Müstecaplıoğlu
Yayın Evi: Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 243
Tür: Famtastik Macera

Seri: Perg Efsaneleri Serisi IV.Kitabı (SON)

Tanıtım Yazısı:
Her yolculuğun bir sonu vardır. Her mutluluğun ve her acının bir sonu olduğu gibi. 
Perg Efsaneleri''nin bu son cildinde Leofold, Guorin, Nume ve Nela''nın yolculukları da onlara hem çok tanıdık hem de çok yabancı olan topraklarda son buluyor. Kendileri ve sevdikleri hakkında tüm sırları öğrenecekleri Dernat''ta, kahramanlarımızı yine pek çok sürpriz bekliyor. Ve bir maceradan çok daha fazla... 
Farklı kimliklerle karşımıza çıkan eski dostlar, asırlık gizemler, katledilmiş tanrılar, buzla kaplı ovalar, görkemli meydan savaşları ve kendini bulan kahramanlar. 
Belki her yolculuğun bir sonu var ama yaşadıklarımız ve öğrendiklerimiz bize kalır. Perg Efsaneleri, ön yargılar ve vazgeçmemek hakkında çarpıcı bir anlatı.


Yorumum:

Perg Efsaneleri serisinin  bu dördüncü ve son kitabında dostlarımız Leofold,Guorin,Nume ve Nela Merderan´ın Guorin´e emanet ettiği sembolleri Olmen´e teslim etmek için hikayelerinin ilk başladığı yere yani öte diyarlara (Dernat) gidip yepyeni bir maceraya atılacak ve bu kez son savaşlarını verecekler. Bu arada kahramanlarımız aslında tanıdıklarını sandıkları bir kişi hakkında çok ilginç şeyler duyacak ve bazı sorularına cevap bulacaklar. Perg efsaneleri serisinin bu son kitabını da diğerleri gibi sakın kaçırmayın derim. Bana bu serisinin son iki kitabını gönderen Yüreğimin İklimi´ne tekrar teşekkür ederim.

Kitaptan Alıntı:
*Işığı bekleyerek çürümektense, karanlığa yürümek evladır.
 (Dern-ol Kurn, Atalar-16’nci söz) (Kitaba Başlarken)

*Bilgi ve erdem, iki kapak arasında kaldığı sürece yararsız tohumlardan ibarettir. Yeşerip meyve vermeleri için hayata karışmaları gerekir. (162.Sayfa)
 Lütfen bizden yorumlarınızı esirgemeyiniz… 


Puanlama:


"Bataklık Ülke"

Kitabın Adı: Bataklık Ülke
Yazarı: Barış Müstecaplıoğlu
Yayın Evi: Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 284
Tür: Famtastik Macera
Seri: Perg Efsaneleri Serisi III.Kitabı

Tanıtım Yazısı:
Kahramanlarımız verdikleri söz uğruna efsanevi gemi Durkgador ile Perg'in gizemli topraklarına doğru yelken açtılar. Hakkında pek az şey bilinen Fuoli'de onları yeni düşmanlar, yeni dostluklar ve birçok sürpriz bekliyor. Medeniyetleri cam üzerine kurulu burfenlerle tanışacak, Fuoli'nin şaşırtıcı doğasını ve ilginç bataklık yaratıklarını keşfedecekler. Öte yandan Bataklık Ülke, tüm adanın sonu olabilecek bir inanç savaşının eşiğinde ve birileri bu savaşı ne pahasına olursa olsun önlemeli... 

İnancı uğruna her şeyi göze almış bir Emir, ikiye bölünmüş bir ülke, kayıp bir veliaht, gizli bir örgüt, yasaklanmış dağlar ve özgürlüğün yaşanabildiği tek bir saklı kamp. 

Sevginin ve özgürlüğün değerini bilenler için...


Yorumum

Perg Efsanelerinin 3.kitabı olan “Bataklık Ülke” de yazarımız Barış Müstecaplıoğlu yine ve yeniden ustalığını konuşturuyor. Öyle ki bu serinin mutlaka bir filmi çekilmeli diyor başka da bir şey demiyorum. Kitapdaki karakterlerimiz Canavar Leofold, bir zamanların Korkak’ı Guorin, Öteki Dünya’dan dostumuz Prom Nume ve 2.Kitapta (Merderan’ın Sırrı) yeni edindikleri dostları  Büyücü Nela Merderan’ın onlara emanet ettiği işaretleri Bataklık Ülke Fuoli’deki Olmen’e emanet etmek için yola koyuluyorlar ama  yolculukların sonunda  onları Bataklık Ülke’de kayıp bir veliaht yüzünden iki krallığın her an bir savaş çıkma olanağı  ve iki krallık arasında kalmış Özgür Bölge’de yaşayan insanlar karşılıyor. Son olarak şunu söylemeliyim ki bu seriyi mutlaka alıp okuyun. Bu serisin tüm kitapları D&R’de 4 TL. Bana bu serinin 3. ve 4. kitabını gönderen sevgili ablacım. Yüreğimin İklimine tekrar teşekkür ederim.

Kitaptan Alıntı:

*Eğer ruhunun hakkını vermek istiyorsan,
 İki şeyin seçimini başkasına bırakma… Aşık olacağın kişinin ve inanacağın tanrının. (Herk-en, Atalar-21’nci söz) (Kitaba Başlarken)
 Lütfen bizden yorumlarınızı esirgemeyiniz… 

Puanlama:


Okumak İstiyorum: Korkak ve Canavar Serisi

“Manene ya Manene bu kitapları istiyorum.” deyip ağlayasım var. Bloğumu takip edenler bilirler sevgili Volante bana “Korkak ve Canavar” serisinin ilk iki kitabını göndermişti ve bende severek okumuş ve serinin geriye kalan iki kitabını da okumak istediğimi belirtmiştim. Neyse bugün araştırırken serinin her bir kitabının D&R'nin internet sitesinde 4 TL olduğunu gördüm. (Seri dört kitaptan oluşuyor anlaşıldığı üzere.) Ama ne yazık ki elimdeki parayı Kırtasiyeleşelim mi? etkinliğim için harcayacağım. Bu yüzden ben satın alamıyorum ama siz fantastik roman seven okurlarım sakın kaçırmayın sonra pişman olursunuz. :)


"Merderan'ın Sırrı"

Kitabın Adı: Merderan’ın Sırrı
Yazarı: Barış Müstecaplıoğlu
Yayın Evi:  Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 277
Tür: Fantastik Kurgu, Macera 

Seri: Perg Efsaneleri II.Kitap

Tanıtım Yazısı:
Leofold, Guorin ve Nume... Korkunç bir canavar, kendi halinde bir köylü ve dışlanmış bir prom. Biri içindeki tüm korkulara karşı koydu, biri hayatındaki en değerli varlığı feda etti. Perg´i saran savaşı durdurmak için tanrıların karşısına dikildiler. Korsan gemilerini kovalayıp, korkunç yaratıklarla savaştılar.

Kahramanlarımız, Merderan´ın Sırrı´nda Öte Diyarlar´dan Perg´e dönüyorlar ve gizemli bir kadının eşliğinde zorlu bir yolculuğa çıkıyorlar. Peşlerindeyse özgürlüklerini bu üç garip adama borçlu olduklarını bilmeyen eğitimli avcılar var. Bu ölüm-kalım savaşında hayatta kalabilmek için amansız bir mücadele vermeleri gerek.

Perg Efsaneleri´nin bu ikinci kitabı, hayal gücünü zorlayan bir ortamda, önyargılar, entrikalar, fedakârlık, aşk, hastalık ve acı üzerine soluk kesen bir öykü...


Yorumum

Perg Efsaneleri serisinin ikinci kitabı olan “Merderan’ın Sırrı”nı da serinin birinci kitabı gibi 3 günde bitirdim ve gerçekten bittiğine çok üzülüyorum ama olsun yinede serini geriye kalan “Bataklık Ülke” ve “Tanrılar Alfabesi” adlı iki kitabını alıp okuyabilirim çünkü bu kitabın her sayfasında ayrı bir macera yer alıyor. Okuyunca vay be bir Türk’te bu kadar hayal gücüne sahip olabiliyormuş derseniz bende sakın şaşırmayın derim. Kitap konu itibariyle bazen Merlin filmini bazen de Narnia Günlüklerini çağrıştırabiliyor. Karakterlere gelindiğinde ise bu sefer karakterlerimize Nume adlı bir Prom ve Nela adlı bir büyücü de eşlik ediyor. Birinci kitapta düşmanı yok etmek pahasına kendini feda eden Geryan ise bu kitapta yer almıyor. Bunun dışında ise kahramanlarımız onları öldürmek isteyen avcılarla bir mücadele içerisine giriyorlar. Tasvirlere gelindiğinde ise sizi o kadar etkiliyor ki adeta o anı yaşıyormuş gibi hissedebiliyorsunuz. Kitapta tek sıkıcı nokta ise kitabın ortasına doğru sıkça tekrarlanan “bildiği tüm tanrılara dua etti” cümlesi. (Şayet okursanız anlarsınız.) Son olarak bir şey söylemem gerekirse...BU KİTABI MUTLAKA ALIN…     


Lütfen bizden yorumlarınızı esirgemeyiniz… 


Puanlama:


"Korkak ve Canavar"

Kitabın Adı: Korkak ve Canavar
Yazarı: Barış Müstecaplıoğlu
Yayın Evi:  Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 273
Tür: Fantastik Kurgu, Macera 

Seri: Perg Efsaneleri I.Kitap

Tanıtım Yazısı:
Geçtiğimiz on yılda Fantazi Edebiyatının önemli örnekleri Türkçeye çevrildi: Hem geniş bir okuyucu kitlesiyle buluştu hem de kendi 'fan' çevresini oluşturdu.

Bundan sonraki soru, Türkçenin kendine has bir fantastik roman geleneği yaratıp yaratamayacağıydı. İşte Barış Müstecaplıoğlu'nun romanı Korkak ve Canavar bu soruya verilen ilk cevap: Artık Türkçe'de fantastik roman yazılabileceğini biliyoruz. Her açıdan bir 'ilk' Korkak ve Canavar: Hem bir 'ilk' romanı, hem de Türkiye'de Fantazi Edebiyatının 'ilk' romanı.20. yüzyıl fantastik roman geleneği ile Türkiye fantastik kültür geleneğinin bir araya gelmesinden ne denli güçlü bir anlatı çıkabileceğini gösteriyor bize.

Leofold, Guorin ve Geryan, çok yakından tanıdığımız zayıf ve güçlü yanlarıyla, gönülsüzce girdikleri bir ölüm-kalım mücadelesinde kendi güçlerini ve cesaretlerini keşfetmeleriyle de 'ilk' olacaklar. 'İlk', ama son değil. Perg Efsaneleri yakında ikinci kitabıyla, Leofold, Guorin ve Geryan'ın yeni maceralarıyla sürecek.



Yorumum

Tek kelimeyle muhteşem bir kitap diyorum başkada bir şey demiyorum. Bana bu kitabı mitolojik eserler severim dediğimde “Kitaplaşalım mı?” etkinliğinde sevgili Volante göndermiş ve gerçekten de iyi ki de göndermiş. Teşekkürler Volante. Bu kitaba 3 gün önce başladım ve soluksuz bir şekilde severek okudum. (Sıcaklar ne kadar bunaltsa da.) Ana karakter olarak 3 karakter olsa da sonradan eklenen yan karakterlerle her sayfada ayrı bir macera yaşayıp elinizden düşürmek istemeyeceksiniz. Kitap 4 seriden oluşuyor. Bende şu anda I. ve II. kitap mevcut (II. Kitapta Volante’den). Karakterlere gelindiğinde ise:

Leofold:
Canavar karakterimiz aslında kendisi ailesini öldüren canavarın elinden kaçmayı başarmış(8 yaşındayken) ve 20 yıl sonra nişanlanmış olduğunu öğreniriz ve aynı zamanda bir askerdir. Son savaşta arkadaşının ölmesi üzerine kaçarken ailesinin öldüğü mağaraya girer ama orda ailesini öldüren canavar tarafından kendiside canavara dönüştürülür.


Guorin:
Korkak karakterimiz. Savaş sırasında askere gitmemek için sakat taklidi yapar ama bir gün köylerine gelen emrindeki insandan ayrılmış askerler doğmamış çocuğunu ve karısını öldürür. Kendisine ise kılıç vererek buna karşı karısını öldüren kendisiyle dövüşüp intikam almasını ister ama o ormana kaçarak herkesten uzak olmak ister. Çünkü kendisine ve herkese göre o korkaktır.


Geryan:
Büyücü karakterimizdir. Baş büyücünün de çırağıdır. Bir gün baş büyücü arkadaşını öteki diyarlarda bulmak için gider ama döndüğünde elinde Kobra adlı bir kılıç vardır ve Geryan’a arkadaşının değişip bir kitap tarafından ele geçirildiğini söyleyip ölür.

Son olarak mutlaka almanızı tavsiye edeceğim bir kitap öncelikle onu söylemeliyim. Bu arada kitap illüstrasyonu da bayıldım.

Lütfen bizden yorumlarınızı esirgemeyiniz… 

  
Puanlama:


"Baba ve Piç"

Kitabın Adı: Baba ve Piç
Yazarı: Elif Şafak
Yayın Evi: Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 376
Tür: Gençlik, Aile Bağları, Dram

Tanıtım Yazısı:
“Kocanızın izni lazım elbette,” diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. “Tabii eğer evliyseniz...?”
     Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fark etmeyecekti sonuç olarak. Son zamanlarda bazı kelimeleri kişisel sözlüğünden çıkarmaya karar vermişti, “utanç” pekâlâ bunlardan biri olabilirdi. Bu kürtaja onay verecek bir koca yoktu ortada. Bu çocuğun bir babası yoktu.
     Neyse ki kocanın olmayışı formalitelerde bir avantaja dönüştü. Görünüşe göre kimsenin yazılı iznini almasına gerek yoktu. Bürokratik düzenlemeler, evli çiftlerin bebeklerini kurtarmak için gösterdikleri özeni evlilik dışı doğan bebekler için göstermiyordu anlaşılan. Babasız bir çocuk neticede bir piçti ve İstanbul'da bir piç, sallanan bir diş gibi her an düşmeye hazırdı.

Baba ve Piç, İstanbul-San Francisco hattında gidip geliyor: Müslüman-Türk Kazancı ailesiyle Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyanların 90 yıla yayılan öyküleri iç içe. Kederli bir geçmişi tamamen unutmak mı daha doğru, geçmiş bilincini beraberinde taşımak mı? Diğer yandan bir kadınlar romanı Baba ve Piç: Erkeklerin apansız ve açıklamasız ölüverdiği, geriye hep kadınların kaldığı bir sülaleden dört kuşak kadının hikâyesi. Anneannelerin, ciciannelerin, teyzelerin hafızalarıyla can bulan bu romanı severek okuyacaksınız.

Kapak Tasarımı:
Muazzam bir kapak tasarımı. Kapak bölüm adlarıyla (başlıklarıyla) özleştirilmiş. Sonuçta bölüm adları aşure malzemesi olunca haliyle kapakta aşure süslemenin bir numaradaki ismi “Nar” oluyor. Dediğim gibi kapağa bayıldım.

Yorumum

Kitabı okumakta zevk aldım. Öyle ki okul yolunda bile gidip gelirken okuyup kaç kere ayağımı taşa çarpıp düşme tehlikesi geçirdim ama gel gör ki finalden hiç memnun kalmadım adeta iğrendim. Nasıl olur da bir insan öz ablasına tecavüz eder dedim kendi kendime, kitabı bir kenara fırlatmak istedim ama çoktan kitap bitmişti bile. Birde Türklerin güya Ermenilere uyguladığı sözde soykırımlardan bahsedince çıldırdım. Tavsiye eder miyim bilemiyorum.
Lütfen bizden yorumlarınızı esirgemeyiniz…

Puanlamam: