Dehşet Hikayeleri Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dehşet Hikayeleri Serisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Tünelin Ağzından Dehşet Hikayeleri"



Kitabın Adı: Tünelin Ağzından Dehşet Hikayeleri
Orijinal Adı: Tales of Terror From The Tunnel’s Mouth
Yazarı: Chris Priestly
Çeviren: Emine Ayhan
Yayın Evi: Tudem Yayınları
Sayfa Sayısı: 231
Tür:  Korku, Gerilim, Fantastik, Paranormal

Tanıtım Yazısı:
Robert Harper için tatilden okula geri dönüş zamanıdır. Pek sevmediği üvey annesinden ayrılacak olmanın getirdiği mutluluk, tek başına çıkacağı ilk tren yolculuğunun yarattığı heyecanla birleşince Robert'ı garip bir ruh hali sarar. Tren hareket ettikten kısa bir süre sonra sebebi bilinmeyen bir arıza yüzünden bir tünelin ağzında aniden durunca işin rengi değişmeye başlar. Robert'la aynı kompartımanda seyahat eden kimliği belirsiz beyazlar içindeki bir kadın vakit geçirmek için hikâyeler anlatmayı önerir. Oysa bunlar pek de çocuklara anlatılacak türden hikâyeler değildir. Robert çok geçmeden bu ilginç kadına ve anlattığı dehşet verici öykülerin büyüsüne kapılır. İsmini öğrenmeyi başaramadığı bu esrarengiz kadından korkuyor olmasına rağmen onu dinlemekten kendini alıkoyamaz. Beyazlı Kadın'ın hikâyeleri anlatırken dudaklarında asılı duran buruk gülümseme, trendeki yolcuların karanlık kaderine adeta yön vermektedir…

Robert Harper, pek çok ilki yaşadığı bu yolculukta, hiç tanımadığı insanlarla yalnız başına seyahat etmenin ne kadar korkunç olabileceğini keşfederken, sizler de Beyazlı Kadın'ın anlattığı dehşet verici hikâyelerle iliklerinize kadar ürpermeye hazır olun!

Yorum
Chris Priestley’in yazmış olduğu Dehşet Hikayeleri Serisinin üçüncü ve son kitabı sizi dehşete düşürmeye devam ediyor.
Her ne kadar bir çocuk kitabı gibi gözükse de Chris Priestley’in yazmış olduğu hikayeler beni de gerçekten dehşete düşürüp korkutuyor.
Robert yaz tatilinden okula dönmektedir ve üvey annesinden kurtulduğu için sevinmektedir. Üvey annesinin içinde bir sıkıntı vardır ve onu göndermek istemez ama Robert yine de trene biner. Bundan sonrası ise muammadır. Kısa bir süreliğinde gözünü kapatıp açtığında trendeki herkes derin bir uykudadır ve trendeki ondan sonraki uyumayan tek kişi karşısında yeni belirmiş olan beyazlar içindeki bir kadındır.

Kitabı her ne kadar serinin ilk iki kitabı kadar beğenmesem de içerindeki “Sera” ve “Rahibe Veronica” adlı hikayelerin beni dehşete düşürdüğünü söyleyebilirim.

Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:



"Kara Gemi'den Dehşet Hikayeleri"

Kitabın Adı: Kara Gemi’den Dehşet Hikâyeleri
Orijinal Adı: Tales Of Terror The Black Ship
Yazarı: Chris Priestley
Çeviren: Zarife Biliz
Yayın Evi: Tudem Yayınları
Sayfa Sayısı: 215
Tür:  Korku, Gerilim, Gizem

Tanıtım Yazısı:
Şanslı adamlar suya gömüldüler ve sonra…

Montague Amca’nın Dehşet Hikâyeleri’nden tanıdığımız Chris Priestley, serinin ikinci Kara Gemi’den Dehşet Hikâyeleri’yle yeniden karşınızda!

Sarp bir kayalığın tepesine kurulu Eski Han, okyanustan gelen bir fırtınayla tehlikeli bir biçimde dövülür. Ethan ve Cathy hastadır. Babaları doktor bulmaya gitmiştir… ama çocuklar uzun süre yalnız kalmazlar. Barınak arayan bir ziyaretçi rica ederek Eski Han’a girer ve böylelikle, dehşet hikâyelerine karşı garip bir merak duyan çocuklar, kendilerini memnun edecek son derece ürkütücü hikâyelere sahip bir denizcinin eşliğinde şiddetli fırtınaya katlanırlar.

Ama adamla ilgili bir şey Ethen’ı endişelendirir; o, fırtınanın dinmesi, babalarının geri dönmesi ve sona erecek uzun gece konusunda huzursuzdur.

Önünüzde uzanan, canhıraş dehşete karşı kendinizi hazırlayın.

Yorumum

Yine Chris Priestley ve yine bir Dehşet Hikâyesi. Dehşet Hikâyeleri Serisi’nin ikinci kitabı olan “Kara Gemi’den Dehşet Hikâyeleri” sizleri birbirinden korkunç ve dehşet dolu 11 hikâye ile karşılıyor. Şunu söylemeliyim ki “Doğa” adlı hikâye beni bile korkuttu.Kitabın konusuna gelirsek;

 Ethen,Cathy ve babaları Eski Han adını verdikleri bir dağın yamacındaki bir handa yaşamaktadır. Annelerinin ölümünden sonra babalarının tavırları değişmiş ve kendini içmeye vermiştir. Bu yüzden de hana hiçbir konuk gelmez. Bir gün Ethen ve Cathy çok hastalanır ve babaları da onlar için doktor bulmaya gider. Babaları evden ayrıldıktan sonra uyuyan çocuklar uyandıklarında iyileşmişlerdir ve babalarının dönmesini beklerler. Bu arada fırtına çıkmıştır ve Eski Han’ın kapısı da fırtınayla birlikte çalmaya başlamıştır. Gelen bir denizcidir ve fırtına dinene kadar handa dinlenmek istemektedir. Ethen onu istemeye istemeye de olsa içeri alır ama adamda tuhaf bir şeyler vardır. Ethen’ı tedirgin eden bir şeyler. Yalnız bu denizci Ethen ve Cathy’e birbirinden dehşet hikâyeler anlatacak kişidir.

 Gerçekten olağanüstü bu seriyi tüm kitapseverlere tavsiye ederim. Eminim hiç pişman olmayacak ve birbirinden dehşet saatler geçireceksiniz. Serinin 3.kitabı “Tünelin Ağzından Dehşet Hikâyeleri” adıyla yayınlanmış durumda şu anda.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:

Kitabın içeriğinden Bir Resim

İllüstrasyon tasarımcımızın Web Sitesi için BURAYA tıklayınız.


"Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri"

Kitabın Adı: Montague Amca’nın Dehşet Hikayeleri
Orijinal Adı: Uncle Montague’s Talles of Terror
Yazarı: Chris Priestley
Çeviren: Zeynep Alpaslan
Yayın Evi: Tudem Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 224
Tür:  Fantastik Gerilim, Korku
Seri: Dehşet Hikayeleri Serisi I.Kitap

Tanıtım Yazısı:
Edgar’ın amcası ormanın derinliklerindeki bir evde oturuyor. Edgar, ormandan geçerken köy çocuklarının ağaçların arkasına gizlenip onu izlediğinden emin, ne olursa olsun korktuğunu belli etmemeye kararlı. Bir gün Edgar’ın amcası ona bir dizi tüyler ürpertici hikâyeler anlatıyor. Üstelik, bütün bu hikayelerin gerçek olduğuna dair kanıtlarıda var: Küçük bir bez bebek, altın yaldızlı bir çerçeve, pirinçten yapılmış eski bir teleskop… Acaba Montague Amca bütün bu lanetli eşyaları nasıl bir araya getirdi? Fakat bu soruya cevap arayacak zaman yok. Edgar, karanlık bastırmadan önce ormandan geçip eve gitmek zorunda… ama belki de aradığı cevapları orada, ormanda bulacak. Montague Amca’nın kendi hikâyesinin, tüm zamanların en şaşırtıcı ve en korkunç hikayesi olduğunu keşfettiğinizde tüyleriniz diken diken olacak…

“Priestley’in masalsı anlatımı gotik bir festivalin ışıldayan fenerleri gibi…”   -Guardion-

“Kitabı bitirdikten saatler sonra bile içimdekı düşünceleri çözmeye çalışıyordum.”   -Sunday Telegraph-

“Keyifli bir korku kitabı”   -Irish Times-

Yorumum

“Montague Amca’nın Dehşet Hikâyeleri” adlı kitabı okurken adeta yerimden kımıldayamadım. Çünkü; bazı yerlerde tırsmış bulunmaktayım.Kitap “Cin” adlı bölümünde Türkiye’nin çok çeşitli illerinden ve şehirlerinden bahsediyor. Bir ara yazar Türk mü diye bile düşündüm.Eser 11 bölümden oluşuyor ve her bölümde bir korku hikâyesi ya da kitabın adına uygun olarak dehşet hikâyesi anlatılıyor.Konuya gelecek olursak:Edgar, annesini ve babasını yalnız bırakmak için yine Montague amcanın ormanın sonundaki evine gider. Her zamanki gibi diğer küçük çocuklar onu ormanın içinden amcasının evine girişini gizli gizli takip edip izlemektedirler.Montague Amca ne kadar zengin olsa da evinin içi hem eski eşyalarla dizayn edilmiş hem de dışarıdan daha soğuktur. Öyle ki elektrik bile yoktur.Montegue Amcanın yardımcısı çay getirip odadan çıktıktan sonra da dehşet hikayeleri ilk hikayesiyle başlar ama her şey git gide tuhaflaşır.  -Birden kapı kolları kendiliğinden hareket eder, ormanı sis kaplar, yardımcıdan gelemeyecek kadar çok ayak sesi duyulur ve en tuhafı her hikayede geçen tuhaf objeler Montague Amcanın ve Edgar’ın bulunduğu oda içerisinde de yer almaktadır.Bu objeler burada ne aramaktadır? Hikâyeler ne kadar doğru?Edgar ne kadar korktuğunu belli etmek istemese de bu mümkün olmayacak gibi görünüyor.


Puanlama:

Kitabın ilk illüstrasyonu...
Montague Amca ve Edgar

Bu illüstrasyon: kitabın tüm illüstrasyonlarını çizen David Roberts'in resmi sitesinden alınmıştır. Diğer illüstrasyonlarını ve çalışmalarını görmek için BURAYA tıklayınız.