"Çöl Çiçeği"


Kitabın Adı: Çöl Çiçeği
Orijinal Adı:  Desert Flower
Yazarı: Waris Dirie
Çeviren: H. Gülru Yüksel
Yayınevi: Bilge Kültür Sanat
Türü: Yaşanmışlık, Biyografi, Dram
Sayfa Sayısı: 248
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Waris Dirie, çölde göçebe bir yaşam süren ve kızların sünnet edilmesi gibi gelenekleri hala uygulamakta olan Somalili bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi.On iki yaşına geldiğinde, yaşlı bir adamla evlendirileceğini öğrenince, çöldeki ailesini terk ederek kaçar ve onu önce Afrika'daki akrabalarına, oradan Londra'ya ve sonra da ünlü bir model olacağı Amerika'ya götüren ilginç yaşam yolculuğu da başlamış olur.

Gündüzleri Naomi Campbell gibi ünlü modellerle çalışan Waris Dirie, aynı zamanda Birleşmiş Milletler'inin bir insan hakları elçisi olarak görev yapmaktadır. Fakat o yine de, geceleri, terk etmek zorunda kaldığı vatanı Somali'deki basit yaşamın özlemini çekiyor. Kadınların genel olarak, kendi ayakları üzerinde duran özgür bir birey olma çabası karşısında karşılaştıkları sorunlar, yokluklar ülkesi olan Afrika'nın çöllerinde yaşandığında, çok daha çarpıcı ve öğretici bir deneyim haline geliyor. Waris Dirie, bu sorunlarla nasıl baş ettiğini anlatarak, ister Afrika'da olsun, ister gelişmiş ülkelerde, benzer sorunlarla karşılaşan tüm kadınlara ışık tutuyor.Dirie'nin öyküsü aynı zamanda, yılmadan çalışıldığında, insanın her istediğini elde edebileceğini de gözler önüne seriyor ve herkese, dirençli ve çalışkan olma konusunda bir ders veriyor.

Waris Dirie'nin çarpıcı yaşam öyküsünü anlatan bu kitap, on bir ülkede aynı anda yayınlandı ve hemen beyaz perdeye uyarlama çalışmaları başlatıldı.

Yorum

Dram dolu, gerçeklik dolu bir başarı hikayesi: Çöl Çiçeği / Waris
Waris Dirie, daha küçük yaşlarında hayatının en büyük acılarından birini yaşayarak sünnet edilmiştir. Bu sünnet unsurunda kadının cinsel organının bir kısmı kesilip haz duyması engelleniyor ve ardından cinsel organ tamamen sadece hacetini gidermesi için küçücük bir delik bırakacak şekilde dikiliyor ve bu dikiş eşiniz bir bıçak yardımıyla açana kadar sizin bir parçanız oluyor.
Bir gün Waris yaşlı bir adamla evlendirileceğini öğrenince evden kaçarak akrabalarının yanına ve oradan da Somali’nin Londra elçiliğinde temizlikçi olarak başlar ama birkaç yıl sonra elçilik kapanınca bir anda kendini dil bilmez bir şekilde kapının önünde bulur. Bundan sonra da asıl modelliğe giden hikayesi başlar.

Kesinlikle herkesin okuması gereken muazzam bir kitap. Kitabın önce film uyarlamasını izledim ve daha sonra böyle olmamalı daha fazlası olması lazım diyerek kitabını alıp okudum. Evet, daha fazlası vardı, ama bunlar Waris Dirie’nin bazı olumsuz yanlarıydı genellikle.
Puanlama:


Kırgızistan Uluttuk Kütüphanenesi - Kiçinekey Kitepter [Küçük Kitaplar]

Colored Books'stan herkese Merhabalar.
Çok uzun bir aradan sonra yine sizlere Kırgızistan'dan yazma fırsatı buldum. Maalesef burada internet büyük bir sıkıntı olduğu için bloguma doğru düzgün yazamıyorum.

Manas Üniversitesine yeni başlayan Türkler; ilk yıl Kırgızca öğrenmek zorundalar ki seneye dersler Kırgızca-Türkçe olacağı için. Aynı zamanda Kırgızlar da Türkçe öğrenmek zorunda. Bizde Kırgızca sınıfındaki arkadaşlarımızla ve hocamızla bu hafta <<Kırgızistan Uluttuk Kütüphanesi'ne>>gittik. Kütüphanenin adı bu yıl 100 yaşında olan Kırgız yazarlarından Alıkul Osmanov'dun adı verilmiş ve içerisine birde müzesi yapılmış.

Üsteki fotoğraf kütüphanenin girişi. Kütüphane 3 katlı.

1.Giriş Katı ve alttaki resimde Kırgızistan ulu yazarları ve manasçıları yer alıyor.


Bu kütüphane de toplam da 80 milyon kitap bulunuyormuş ve bu kitaplar 60 farklı ülkenin dilindeymiş. Artık kitapları yavaş yavaş bölüm ayırmaya başlamışlar. Giriş ücreti: 6 SOM ki bu da Türk Lirası ile; 25 Kuruşa geliyor.

Biz gittiğimiz sırada Türk Kitapları bölümü kapalıydı ama bir kaç ülkenin bölümü açıktı. Bu arada bir kadında bize detaylı bir şekilde her bölümü anlattı. Ayrıca buraya geldiğinizde size bir kağıt veriliyor ve burada alfabetik katalog sistemi var. Bu kağıda katalogdan istediğiniz konuyu bulduğunuzda o yerde yer alan kitabın barkodunu yazaraak 3.kattan bu kağıdı vererek kitabı alabiliyorsunuz.

2.Katta Alıkul Osmanov'dun müzesi bulunmakta.

 Bu müzede Alıkul Osmanov'dun kitapları, biyografisi,portreleri bulunmakta ve size detaylı olarak Kırgızca veya istege göre Rusça anlatılıyor. Yukarıdaki resimde sağ taraftaki Alıkul Osmanov ve sağ taraftaki çerçevenin içindeki onun kitaplarının çeviren çevirmen, yazar. Bu çevirmenin tek resmiymiş.


Alıkul Osmanov'dun temsili odası ve çalışma masası.


3 Boyutlu resmi ve kısa bir şiiri. Şiirde yazan:

"Var olalım, tükenmeyelim, arkadaşlar,
uzak, uzak, uzak, olsun bu yol
yüzyıl bitip, dünyadan yok olsak da,
geri dönüp buluşacak yollar var."


Bu da yazarın bahsettiğim çevrilen kitapları.


2.Katta açılacak olan Çin Edebiyatı odası. Bu bölüm kısa bir süre sonra açılacakmış ama yinede gezmemize laf etmediler ama düzen bozulmasın diye kitaplara dokunmamız yasaktı.


Bu odadaki duvarda yazan söz çok hoşuma gitti. Duvarda yazan:


Dilin Kaderi - Halkın Kaderi.

Sıradan bir söz mü sizce. Bilmem benim hoşuma gitti.


Ve yine başka bir odadaki Kiçinekey Kitepter, yani küçük kitaplar. Bu camekanın içinde birçok ülkenin küçük boy kitapları vardı ve benim en çok beğendiğim bölüm burası oldu.


İşte o kitaplar:

 










Ülkemizde Dan Brown'un yazdığı "Cehennem" kitabı ile yeniden ünlenen Dante'nin "İlahi Komedya" serisi. O sırada böyle ciltli ve kırgızcası olsaydı hemen alırdım.

Evet, ulutuk kütüphanede bir günüm böyle geçti. Kitapsever biri olarak benim gerçekten çok hoşuma gitti. Bu arada 3.katta Kırgız kitapları için ayrılmış bir yer,yeni açılacak olan arapça kitaplar için bir yer, Kore kitapları yeri ve istediğiniz kitapları alabileceğiniz kitap alma yerleri var. 2. ile 3. katlar arasında bir yer var ki orada da bu ülkede günlük çıkan dergi ve gazetelerin, yeni çıkan kitapların bir kopyası mutlaka bulunmakta ve gerçekten o eski sayfa kokusu muhteşem.


Bu sefer ki yazımda bu kadar olsun. Bir dahaki yazımda görüşmek dileğiyle.


Tılsımlı Kolye ve Vampir [Rosario+Vampire] Manga #1 ~ #6

Uzun bir aradan sonra ilk yazımdan herkese merhabalar.
Türkiye'den Kırgızistan'a gelmeden önce acaba kazanıp gidebileceğim mi düşüncesiyle uzun bir süre kitap okuyamayıp mangalara yönelip Death Note serisini bitirdim, Vampire+Rosario serisinin ilk 6 kitabını, Bleach manga serisinin ilk kitabını ve Çelik Simyacı manga serisinin ilk kitabını okudum ve henüz yorum yazamadım. Bugün sizlere o mangalardan Vampire+Rosario Serisinin ilk 6 kitabını yorumlayacağım.


Kitabın Adı: Tılsımlı Kolye ve Vampir
Orijinal Adı:  Rosario  Vampire
Yazarı: Akihisa Akeda
Yayınevi: Akılçelen Yayınları
Türü: Manga, Korku, Macera, Vampirler, Aşk, Komedi, Arkadaşlık,
Seri Adı:  Rosario  Vampire Serisi

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Başarısız bir öğrenci olan Tsukune Aono hiçbir liseye kabul edilmez ve şans eseri, insan görünümündeki öğrencilerin her birinin farklı türde birer canavar olduğu Yokai Akademisi'ne girer. Buradaki öğrencilerin tuhaf durumunu fark eden Tsukune tam oradan kaçmayı düşünürken okulun en güzel kızı olan Moka'yla karşılaşır, Moka daha ilk karşılaşmalarında bir anda kendini onun boynuna atıverir. Fakat Moka'nın gerçek sureti bir vampirdir. Göğsündeki tılsımlı kolye çıkarılınca Moka bir vampire dönüşmektedir!



Yorum
Serinin her bir kitabı bana ayrı ayrı D&R'daki iş arkadaşlarımdan hediyedir ama benim isteğim üzere alınmış olduğunu belirtmek isterim. 
Seriye başlamadan önce bu manga serisinin 2 sezonluk animesini izlediğimde gerçekten çok hoşuma gitmeye başladı ve keşke bitmeseydi dediğim oldu ve daha sonra kitaplarını görüp okumaya başladığımda kurgu aynı gözüksede farklılıklar olduğunu gördüğümü belirtmeliyim. Seri toplamda 14 kitaptan oluşuyor ve şu anda ben Türkiye'den ayrıldıktan sonra yayınlanan 2 kitabıyla birlikte serinin toplamda 8 kitabı Türkçeye kazandırılmış durumda. 
Seri genel itibariyle benim çok hoşuma gitti ve her kitapta mutlaka iyi dostlarımız ve kötü düşmanlarımız oluyor diyebilirim. Konusu ise şöyle; Tsukune Aono herhangi bir üniversiteye yerleşememiştir ve birgün babası yolda bir kağıt bulur. Bu kağıt Tsukune'yi canavarlarla dolu olan bir üniversiteye gitmesine sebep olacaktır ama Tsukune bir insandır ve canavarlar kesinlikle insanlara düşmanlardır. Tsukune ise geri dönmek istediğinde Moka isminde bir vampirle tanışır ve ikisi birbirini görür görmez aşık olur. Yalnız Moka ne kadar insan gibi gözükse de boynundaki haç çıkarıldığında bir anda canavarların en yüksek sırasında yer alan bir vampire dönüşmektedir. Bu aşklarını engeller mi? -Tabi ki HAYIR! Ama Tsukune'ye aşık olacak sürüsüyle kız vardır.

Bu seriyi okumanızı kesinlikle tavsiye ederim!

Puanlama:


Ne Nerede?: Blog Tasarımımız Yenilendi!

Merhabalar Sevgili Blogdaşlarm,
Çok uzun bir süredir kısa da olsa bir yazı yazamadım ve blogumu da kapatmak zorunda kaldım. Bunun nedeni de şu anda Kırgızistan da Kırgızca öğreniyor olmam. Her ne kadar Kırgızca bizim için Türkçe ile aynı gibi görünse de yine bazı zorluklar yaşıyorum. Bu arada bu uzun süreli blogumu kapatma olayına şu anda yeni tasarımım ile son veriyorum. Bu arada yine dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama bundan sonra Colored Books için 2.perde açılıyor diyerek blogumun adını “Colored Books : Şimdi Hayallerin Zamanı” diye değiştiriyorum. Çünkü; blogumda artık birde Kırgızistan’dan ve belki ilerde gitmeyi planladığım diğer ülkelerden bahsetmeyi düşünüyorum. Belki daha fazlası ama bunlar kesinlikle benim hayallerim olacak. Kısacası: ŞİMDİ HAYALLERİN ZAMANI, COLORED BOOKS zamanı.

Bu arada tasarımımızda neler değişti kısaca konuşmak gerekirse;

Blog tasarımımı öncelikle değiştirmemin sebebi slayttın bir nedenden dolayı çalışmaması. Bu yüzden, slayttı düzeltmeye çalışırken bir hata sonucu tasarımım mahvoldu ama bu harika ama renklenmesi gereken tasarım doğdu.


Öncelikle ana sayfamızdaki slayt, menüler, alt menüler değişti. Ana Sayfadaki slaytta Favorim Olan Kitaplar kategorisini görebilirsiniz.


Alt menülerin hemen altına sosyal ağlarımız eklendi. Bizi takip etmeyi unutmayın!



Sağ tarafa açılan bir pencere içerisine izleyicim ol eklentisi yerleştirildi. Metin alanı ve çerçevesi yenilenip en alta küçük bir kitap figürü yerleştirildi.


Hakkımda ve İletişim bölümleri üst menüye alındı. İleride orada birde TV görebiliriz.


İleri – Geri ve Yukarı butonları yenilendi.
Yukarıda da bahsettiğim gibi headerım değişti ve “Colored Books: Şimdi Hayallerin Zamanı” oldu.

Aslında tüm yaptıklarım bunlardan ibaret. Eski blog tasarımım eklentilerinin bazılarını koruyarak kullanmaya devam etmeyi planlıyorum çünkü çok güzel bir header, alıntı kutusu, puanlama ve slayt çerçevesi yaptığımı düşünüyorum.

Şimdilik bu kadar yazsamda en kısa zamanda yeni yazılarımla görüşmek dileğiyle...


Gidiyorum Ben Buralardan... [Bir İç Döküş Yazısı...]


Colored Books'tan 40 gün sonra Merhabalar,
Evet, bloguma 40 gündür tek bir kelime dahi yazmadım / yazamadım. Konu başlığından anlayacağınız üzere gidiyorum ben buralardan. Yanlış anlamayın bu bir bloga veda yazısı değildir. (Ama olabilir de!)
Şöyle ki efendim ben 4 yıldır hayalini kurduğum Kırgızistan - Türkiye Manas Üniversitesi "Türkoloji" bölümünü kazandım ve bunun için de 2 Eylül'de Kırgızistan'a uçuyorum. Orada internet bulursam pek tabi yine blogumu yazmaya devam edecek belki biraz da oralardan bahsedeceğim. İnternet bulamazsam da; blog hayatıma ancak Türkiye'ye döndüğümde devam edeceğim. Başka bir ülkeye gideceğim için tabi ki biraz endişelerim var ki internetten araştırdığıma göre Kırgızistan'da 3 sorun ihtimalim var:

1) Hırsızlık
2) Rüşvet (Polisler bile yolda çevirip sizden rüşvet istiyebiliyormuş.)
3) Türk Düşmanlığı (Bizim insanlarımız kızlarına sarktığı için maalesef direk Türk gördüklerinde dövebiliyorlarmış.)

"Bu üç sorunu bilip de neden gidiyorsun?"diyenler var elbette ama ben oraya okumaya gidiyorum ve kendi mi biliyorum. "Bu bölümden mezun olunca işsiz kalacaksın!" diyenler de var ve benim de elbette endişelerim var ama bu benim bir ara bir dergide geleceğin meslekleri adı altında görüpde 'işte bu benim istediğim meslek' dediğim tek meslek oldu diyebilirim. Her ne olursa olsun bu bölümde okuyup bende üniversitelerde öğretmenlik yapmak istiyorum.

Peki neden Türkiye değil de Kırgızistan? Türkiye de bu bölüm yok muydu?

-Pek tabi ki Türkiye'de bu bölüm var ama maalesef Türkiye de bu bölüm Fen-Edebiyat Fakültelerinde ya "Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği", ya da "Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları" Bölümü adı altında yer alıyor ve bu bölümden mezun olanlara TÜRKOLOG ünvanı veriliyor. Ben ise bu bölümü direkt olarak TÜRKOLOJİ adı altında öğrenmek için Kırgızistan'a gidiyorum.

Kırgızistan'da okumanın bana artıları - eksileri olacak m?

-Elbette artıları da eksileri de olacaktır.

Artıları:
*Kırgızca, Rusça, İngilizce öğrenme ihtimalim olacak.
*Çift diploma'ya sahip olup hem "Kırgız Dili ve Edebiyatı", hem de; "Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği" yapabileceğim.
*Eğitimim boyunca hiçbir harç ve kitap parası ödemeyeceğim ama bilet fiyatı zaten başlı başına bir harç ücreti sayılır.

Eksileri:
*Ailemden ve Yurdumdan uzak kalacağım.
*Dilleri (Kırgızca, Rusça, İngilizce) öğrenemezsem o artı bir anda benim için eksi olabilir.
*Mezun olduktan sonra yeterli değeri  görmeyebilirim.

Evet, buraya kadar okuduysanız helal size. Şu anda okul kayıt evraklarımı, pasaportumu, uçak biletimi hallettim vize mi de bir aksilik olmazsa yarın alacağım. Geriye ondan sonra bir tek yurt kaydı için sağlık raporları kalıyor. İşten çıkışım da 29 Ağustos'a verildi. Eğer bir aksilik olmazsa 2 Eylül'de Kırgızistan'a uçup 7 Eylül'de derslere başlıyorum. Bana 1 Yıllık Hazırlık (Dil İçin) + 4 Yıllık maceram için şans dileyip dualarınızı esirgemeyin olur mu?

Okulumun internet sitesine BURADAN ulaşıp avantajlarını öğrenebilirsiniz. Ayrıca kim bilir belki bir gün yolunuz oralara düşebilir.