E.H. Heron etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
E.H. Heron etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Kanımı İç"



Kitabın Adı: Kanımı İç
Yazarı: Mary Elizabeth Branddon, Mary E. Wilkins-Freman, M.R. James, Bram Stoker, Frederick Cowley, E.H. Heron, Eric-Kont Stenbock, Johann Ludwig Tieck, Luigi Capuana, Edgar Allen Poe
Çeviren:  Çağlar Aydınoğlu, Seval Ogan
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Gerilim, Bilim-Kurgu, Korku, Gotik
Sayfa Sayısı: 222
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Herbert, yüzünde şaşkın bir ifade ile yarayı dikkatle inceledi
“Bu sivrisinek ısırığı değil ki,” dedi.
“Evet, öyle – tabi Cap Ferrino’da yılan varsa bilmem.”
“O ısırık falan değil ki. Benimle dalga mı geçiyorsun sen. Bayan Rolleston – siz o sefil ve alçak İtalyan şarlatanın kanınızı almasına izin vermişsiniz. Modern Avrupa’nın yetiştirdiği en büyük adamıda böyle öldürmüşlerdi. Ne kadar da aptalsınız.”
“Ben hiç kan vermedim, Bay Stafford.”
“Saçmalık! Diğer kolunuza da bakayım. Başka sivrisinek ısırığı var mı?”
“Evet, Doktor Parravicini çok narin bir cildim olduğunu, bu yüzden de zehirin beni başkalarına oranla daha fazla etkilediğini söylüyor.”
Yorum 

Yine vampir temalı gotik öykü derlemeleriyle karşınızdayım. Vampirlere taktığımı veya Kum Saati Yayınları’ndan bana gönderilen kitaplar olduğunu düşünmeyin sakın. Sadece Kırgızistan’dan döndükten sonra okumaya bir yerden başlamak istediğim için elimdeki bu ikinci elciden daha önceden almış olduğum gotik edebiyat serisine başladım. Serinin daha okunmayı bekleyen iki kitabı var.
Kitaba gelirsek eğer; genel olarak hayvanlar üzerine kurulmuş kitapta kandan bol bir şey yoktu diyebilirim. Kedi, yarasa, sivrisinek, orangutan. Kısacası, ne ararsanız vardı. Bu arada kitaptaki üç – dört  bölüm bir önceki okuduğum kitapta olduğu için direk okumadan geçtiğim için kitap çabuk bitti. Kitabın adındaki “Kanımı İç” hikayesi de, bir önceki kitapta vardı, ama bu kitapta yoktu ki, bu da, manidar. Adger Allen Poe’nun “Morg Sokağı Cinayeti” hikayesi de, bu kitapta yer alıyordu ve gerçekten beğendim. Genel olarak kitap güzeldi, ama birkaç belirsiz hikaye kitabı bozdu diyebilirim. Okuyup, okumama durumunu sizin taktirinize bırakıyorum.
Kitaptan Kareler

"de nier ce gui est, et d'expliquer ce r'est pas" (Elde olmayanı açıklamak için elde olanı inkar etme.)
Edger Allan Poe -Morg Sokağı Cinayeti ("Kanımı İç" kitabı -Sayfa:209)
Puanlama:


"Dracula'nın Konuğu"



Kitabın Adı: Dracula’nın Konuğu
Yazarları: Bram Stoker, Steven Utley, Frederick Cowley, Richard Motheson, Charles Beaumont, Jean Ray, Ernest Vicek, E.H. Heron, Johann Ludwig Tieck
Çeviren: S. Halit Kakınç, Gönül Suveren
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Gerilim, Bilim-Kurgu, Romantik, Gotik
Sayfa Sayısı: 168
Satın Al: BKM Kitap

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Gözlerimle karanlığı delmeye çalıştımsa da, masanın altındaki ve köşelerdeki gölgeler siyah, bilinmez ve korkutucu görüntülerini korudular. Karanlık, koku ve mobilyalar, insanı bunaltan ürkütücü bir gerilim yaratıyordu. Köşede bir şey kımıldadı…
Yorum 

Ve yine bir, gotik edebiyat türüyle karşınızdayım. 9 yazardan 10 vampir hikayesinin bulunduğu bu karma kitapta vampirlerin her türüne değinilmiş diyebilirim. Ölümsüz vampirlerden, mumyalanmış vampirlere, yeniden canlandırılıp vampir olan bir hikayeden, vampir olmak istemeyen bir vampirin hikayesine kadar. Özellikle ben şu sonda bahsettiğim vampire dönüştürülüp vampir olmaya alışamayan, vampir olmak istemediği için psikologa giden vampirin hikayesinde baya bir güldüm. Gerçekten komikti. Hatta kısa bir pasaj vermem gerekirse:
   “Tıraş olurken boğazımızı kesmemiz an meselesidir, ayna olayını biliyorsunuz: yansımamız yoktur, yan komşu sarımsaklı bir yemek yaptığı için nalları dikebiliriz. Ya da bize bir damla akan su gösterin ve neler olduğunu görün. Göz kapaklarımıza vururuz. Ya da gümüş kurşunlar. Gün ışığı, canına yandığımın! Şafak vaktine kadar tabuta girmezsem, o zaman bir kibrit gibi sönerim. Ya da bunları alın.
   Dişlerimiz dökülmeye başladığında bize ne oluyor sanıyorsunuz? Soldaki bu dişimi herhalde altı kere dolgu yaptırdım. Dişçi, aklım varsa hepsini çektirip, güzel bir takma diş yaptırmamı söylüyor. Elbette. Beni, birisinin boğazını bir çift takma dişle parçalama çalışırken düşünebiliyor musunuz?”
Kesinlikle bu kısa hikaye için bile bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Kitaptan Kareler



Puanlama: