1Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Kabus"



Kitabın Adı: Kabus
Yazarı: Romain Gary, L.F., Ron Holmes, Septimus Dale, John Burke, Basil Cooper, Sheridan Le Fanu
Çeviren: Seyhun Kıpçak
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Korku-Gerilim, Bilim-Kurgu, Gotik
Sayfa Sayısı: 160
Satın Al: D&R


Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Boğuk bir haykırışla, uzandı ve tüylü yarasayı hırpaladı. Yarasayı uzağa savurdu. Yarasa Jules’a doğru kanatlarını çırparak yüzüne hava savurup geri geldi. Jules sendeleyerek ayağa kalktı. El yordamıyla kapıyı aradı. Güçlükle görebiliyordu. Boğazının kanamasını durdurmaya çalıştı. Kapıyı açmayı başardı. Ardından, sendeleyerek karanlık bahçeye çıkıp ince uzun otların üzerine yüz üstü yığıldı. Yardım istemek için bağırmayı denedi. Dudaklarından değil birkaç cümle, hiçbir ses çıkmadı. Yarasanın kanatlarını çırptığını duydu. Birdenbire, her şey bitti. Güçlü parmaklar Jules’u yavaşça kaldırdı. Jules gözleri kapanırken, gözleri yakut gibi parlayan uzun ve karanlık “adamı” gördü.


Yorum 

Hiç okuduğunuz kitaptan anlamadığınız bir şey oldu mu? Ya da, size hiçbir şey katmayan bir kitap? Şu anda o durumdayım. Açıkçası kısa-kısa hikayeler olsa da, ben bu kitaptan genel olarak hiçbir şey anlamadım. Ha, delilik üzerine kuruluydu, onu söyleyebilirim. Genel olarak aklımda kalan bir tek hikayesi vardı güzel olan. Konu olarak içerisinde vampirler yoktu, ama yine her türlü mahlukat vardı. Kediler ön plandaydı bu kitapta. Zaten, yazım hatalarına söz etmiyorum almış başını gitmiş. Kısacası, 10 hikayeden sadece biri hoşuma gitti. Puanlamak istesem buçuk vermem gerekir, ama öyle bir seçeneğim olmadığı için 1 diyelim mi?

Kitaptan Kareler


 
Puanlama:


"Sisteki Yakut"

Kitabın Adı: Sisteki Yakut
Orijinal Adı: The Ruby in the Smoke
Yazarı: Philip Pullman
Çeviren: Nesli Türk
Yayın Evi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 213
Tür:  Gizem, Macera

Tanıtım Yazısı:
ALTIN PUSULA DİZİSİ’NİN ÖDÜLLÜ YAZARINDAN

Sally Lockhart on altı yaşında bir öksüzdür ve her ne kadar bir silahı ve muhtemelen onu kullanacak cesareti olsa da, bir adamı silahsız öldürmüştür. Sally, Bay Higgs’i yalnızca üç kelime ile öldürür.

YEDİ KUTSAL İŞARET

Ne yazık ki, bunların ne anlama geldiği ve neden boğulmuş olan babasının iş ortağının bu kelimeleri duyduğunda korkudan öldüğü hakkında hala hiçbir fikri yoktur. Tek bildiği şey, gerçeği ortaya çıkaracak bir şeyler yapması, bir şeyler söylemesi, bir şeyler olması gerektiğidir…

Tuhaf mektuplar, farelerin cirit attığı sokaklar ve ölümcül afyon dumanı ile dolu dehşetengiz bir sır –ve tüm bunların merkezinde kana bulanmış bir mücevher…

Philip Pullman’ın televizyona da uyarlanan ve BBC’nin en popüler filmlerinden birine dönüşen SALLY LOCKHART maceralarının ilk kitabı, bizi sisteki yakutun gizemine davet ediyor.

“Philip Pullman. Tüm zamanların en iyi hikâye anlatıcısı mı?”
-OBSERVER

VİKTORYA DÖNEMİ İNGİLTERESİ’NİN DERİNLİKLERİNDEN NEFES KESİCİ BİR GİZEM
Yorumum

“Philip Pullman. Tüm zamanların en iyi hikâye anlatıcısı mı?” diye sormuş ya OBSERVER... Ben cevap vereyim. –Hayır, hiç iyi bir hikâye anlatıcısı değil.Bu ne ya? Ne bir macera var, ne de heyecan. Tamamen can sıkıntısı oldu benim için. Biraz fantazya bekledim o da yok. Yani sıradan, küçük bir yakutun peşinden koşan insanlar ve ne olduğunu bilmeden peşindekilerden kaçmaya çalışan Sally Lockhart. Tüm hikâye bu kadar.

 Karakterlerin fazla olması ve bir mekândan bir başka mekana geçerken bölüm oluşturulmayıp da bir paragraf ile ayrılması sadece sizin konuyu karıştırmanıza neden oluyor. Kusura bakmayın ben normalde sevmediğim bir seri olmasa da seriyi tamamlamaya çalışırım ama bu eser tam bir felaketti benim için, onun için de tamamlamayı düşünmüyorum.

 Kesinlikle tavsiye etmem. Okuyanlar da okusun engelleyemem.


Puanlama:


"Dracula" (Çizgi Roman)

Kitabın Adı: Dracula
Orijinal Adı: Dracula
Yazarı: Bram Stoker ~ Pascal Croci ~ Françoise-Sylvie Pauly
Çeviren: Elev Er
Yayın Evi: NTV Yayınları
Sayfa Sayısı: 158
Tür:  Korku, Gerilim, Araştırma, Çizgi Roman

Tanıtım Yazısı:
“EVİME HOŞGELDİNİZ!
KENDİ RIZANIZLA GİRİN İÇERİ,
GİRİN GİRİN, KAYGILANMAYIN
VE BİRAZ MUTLULUK BAĞIŞLAYIN BİZE,
GETİRDİKLERİNİZDEN BİRAZINI!”


Yorumum

Bu benim okuduğu ikinci çizgi romandı ve ilk çizgi romanımı gazete aracılığıyla almıştım ve adı da “Bizon Hırsızı”ydı. Bu çizgi romanı okurken çok umutluydum ve yine çizgi roman okuyacağım için mutluydum da ama hepsi yerle yeksan oldu. Bir çizgi romanda karakter varsa konuşma balonu olur, konuşma balonu varsa karakter olur ama bu çizgi romanda ne karakter varken doğru düzgün konuşma balonu var ne de konuşma balonu varken karakter var. Tam bir hüsran anlayacağınız benim için.
Tavsiye temek mi? Bırakın Allah Aşkına. Konusunu anlayana helal olsun diyorum yani…Allah’tan birkaç güzel söz var içerisinde. 

Alıntılar:

 *Barbarlık ülkesine ne şan girer ne de onur! (Sayfa 24) 

*Günah işlemek için ille de bir şey yapmak gerekmez, düşünmekte günaha sokar insanı… (Sayfa 53)
 

*Resimler kelimelere hizmet eder… (Sayfa 73)
 

*Ders aldığımız yenilgilerdir, başarılar değil! (Sayfa 140)


Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:

Ancak sonlara doğru görebileceğiniz bir diyalog ya da karakter-konuşma balonu sahnesi...


"Posta Kodu AŞK"

Kitabın Adı: Posta Kodu Aşk
Yazarı: Mehmet Şamil
Yayın Evi:  Yediharf Yayınları
Sayfa Sayısı: 117
Tür: Aşk, Özlem, Sevgi


Tanıtım Yazısı:
"Posta kutuma gönderdiğin yalnızlığım'ı aldım. Nazik düşüncene teşekkür. Uygun zaman ve şartlarda balkona sandalye atıp ağlamayı düşünüyorum.

... 

Önce kendimi yazıyorum sonra katlıyor ve zarflıyorum. Bekle! Pullanıp sana geliyorum."

Posta Kodu AŞK, iki şiir arasında yazılmış kırk aşk mektubundan oluşan bir kitap. Daha çok şairliğiyle tanınan Mehmet Şamil, şiir dünyasının arka çıkmazında, aşkın mektuplara nakşedilmiş sırrını ve yürekte alevlenecek duyguları paylaşıyor. 'Posta kutusuna gelen yalnızlık'la başlayan mektuplar, bütün mektupların yazıldığı kalemin kendisinden cevap gelmeyen sevgiliye gönderilmesiyle noktalanıyor. Mektup türünün farklı imkânlarını ön plana çıkarmaya çalışan şair, sizi aşkın tanıklığına davet ediyor.


Yorumum

Çok sıkıldım. Hayatımdan ilk defa Elife sayesinde mektup örneği okudum ve onda da çok sıkıldım. Konusu ve içerik itibariyle şöyle bir bakarsak kitapta iki şiir arasına yazılmış kırk mektup yer alıyor ve sevgiliye yazılan mektuplara cevap bekleyen aşkı anlatıyor ama sevgiliden hiçbir cevap mektubu gelmiyor. Ben içinden sadece birkaç sözü beğendim. İşte kitaptan alıntı o sözler:

*Hayallerimi yeni bir mektubun ilk cümlesine astım. Kelimeler darılmasın diye hepsini zarflıyorum. Hepsi senin. (Sayfa 36)


*Güle diken bakarsa gözyaşı gül kokar. (Sayfa 59)


*Sana yazılan şiir hep sana okunuyor.
Bana sadece gidişin dokunuyor. (Sayfa 83)

*Önce kendimi yazıyorum sonra katlıyorum ve zarflıyorum. Bekle! Pullanıp sana geliyorum. (Sayfa 107)


*penceremdeki rüzgar anlatıyorken seni
söndü birden ışıklargören gözüyle kalbiminbir sen vardın sevgili
          bir de dolunay (Sayfa 113)




Puanlama: