"Otranto Şatosu"


Kitabın Adı: Otranto Şatosu
Yazarı: Horace Walpole
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Gizem, Dram, Fantastik
Sayfa Sayısı: 144
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Gotik edebiyatın en güzel örneklerinden biridir Otranto Şatosu.

Gündüz vaktinde bile karanlık, duvarlarına uzun biçimsiz gölgelerin vurduğu, şatoda yaşayanların inanışına göre, kötü ruhların, hayaletlerin kol gezdiği bir Ortaçağ Şatosu olan Otranto’da olaylar şöyle gelişir. Zalim ve ahlaksız Prens Manfred’in oğlu nişan gecesi esrarengiz ve o kadar da korkunç bir biçimde ölür ya da öldürülür. Daha oğlunun cesedi soğumadan, oğlunun nişanlısı Isabella’ya göz diken Manfred kızı ele geçirmek için çeşitli yollara başvurur. Ancak, olaylar bundan sonra hızla gelişir. Manfred’in şatodaki askerleri korkulu anlar yaşamaya başlarlar. Askerlerin iddialarına göre şatoda gerçekten de hayaletler ve hatta şeytan’ın kendisi vardır ve Manfred’in zalimliği ve ahlaksızlığı yüzünden hepsi cezalandırılacaktır.

Pırıl pırıl bir Türkçe ile yapılan bu çeviriyi büyük bir keyifle okuyacağınıza inanıyoruz.
Yorum

Üç orta dereceden hallice ve bir anlamsız kitaptan sonra şeker gibi gelip, su gibi geçip giden bir kitapla “Otranto Şatosu”yla karşınızdayım. Kitap o kadar çabuk bitti ki anlatamam. Kitapta gizem de vardı, fantazya da. Dram da vardı, aşkta. Genel olarak sevdiğim bir kitap oldu. Aslında arka kapak yazısında her şey anlatılmış, üzerine ekleyebileceğim pek bir şey yok. Prens Manfred’in oğlu nişanı olacağı gün ölür ve tek oğlu öldüğü ve kızına ve eşine değer vermediği için Manfred onu deliler gibi seven eşine ihanet etmeye yeltenir ve bu yolda ölen oğlunun nişanlısı Isebella’ya göz dikmekten de geri durmayacak ve gözü hiçbir şey görmeyecektir. Peki, bu krallığın kaderini nasıl etkileyecektir? Manfred emeline ulaşabilecek mi?
Kitaptan Kareler


Puanlama:


"Kabus"



Kitabın Adı: Kabus
Yazarı: Romain Gary, L.F., Ron Holmes, Septimus Dale, John Burke, Basil Cooper, Sheridan Le Fanu
Çeviren: Seyhun Kıpçak
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Korku-Gerilim, Bilim-Kurgu, Gotik
Sayfa Sayısı: 160
Satın Al: D&R


Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Boğuk bir haykırışla, uzandı ve tüylü yarasayı hırpaladı. Yarasayı uzağa savurdu. Yarasa Jules’a doğru kanatlarını çırparak yüzüne hava savurup geri geldi. Jules sendeleyerek ayağa kalktı. El yordamıyla kapıyı aradı. Güçlükle görebiliyordu. Boğazının kanamasını durdurmaya çalıştı. Kapıyı açmayı başardı. Ardından, sendeleyerek karanlık bahçeye çıkıp ince uzun otların üzerine yüz üstü yığıldı. Yardım istemek için bağırmayı denedi. Dudaklarından değil birkaç cümle, hiçbir ses çıkmadı. Yarasanın kanatlarını çırptığını duydu. Birdenbire, her şey bitti. Güçlü parmaklar Jules’u yavaşça kaldırdı. Jules gözleri kapanırken, gözleri yakut gibi parlayan uzun ve karanlık “adamı” gördü.


Yorum 

Hiç okuduğunuz kitaptan anlamadığınız bir şey oldu mu? Ya da, size hiçbir şey katmayan bir kitap? Şu anda o durumdayım. Açıkçası kısa-kısa hikayeler olsa da, ben bu kitaptan genel olarak hiçbir şey anlamadım. Ha, delilik üzerine kuruluydu, onu söyleyebilirim. Genel olarak aklımda kalan bir tek hikayesi vardı güzel olan. Konu olarak içerisinde vampirler yoktu, ama yine her türlü mahlukat vardı. Kediler ön plandaydı bu kitapta. Zaten, yazım hatalarına söz etmiyorum almış başını gitmiş. Kısacası, 10 hikayeden sadece biri hoşuma gitti. Puanlamak istesem buçuk vermem gerekir, ama öyle bir seçeneğim olmadığı için 1 diyelim mi?

Kitaptan Kareler


 
Puanlama:


"Kanımı İç"



Kitabın Adı: Kanımı İç
Yazarı: Mary Elizabeth Branddon, Mary E. Wilkins-Freman, M.R. James, Bram Stoker, Frederick Cowley, E.H. Heron, Eric-Kont Stenbock, Johann Ludwig Tieck, Luigi Capuana, Edgar Allen Poe
Çeviren:  Çağlar Aydınoğlu, Seval Ogan
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Gerilim, Bilim-Kurgu, Korku, Gotik
Sayfa Sayısı: 222
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Herbert, yüzünde şaşkın bir ifade ile yarayı dikkatle inceledi
“Bu sivrisinek ısırığı değil ki,” dedi.
“Evet, öyle – tabi Cap Ferrino’da yılan varsa bilmem.”
“O ısırık falan değil ki. Benimle dalga mı geçiyorsun sen. Bayan Rolleston – siz o sefil ve alçak İtalyan şarlatanın kanınızı almasına izin vermişsiniz. Modern Avrupa’nın yetiştirdiği en büyük adamıda böyle öldürmüşlerdi. Ne kadar da aptalsınız.”
“Ben hiç kan vermedim, Bay Stafford.”
“Saçmalık! Diğer kolunuza da bakayım. Başka sivrisinek ısırığı var mı?”
“Evet, Doktor Parravicini çok narin bir cildim olduğunu, bu yüzden de zehirin beni başkalarına oranla daha fazla etkilediğini söylüyor.”
Yorum 

Yine vampir temalı gotik öykü derlemeleriyle karşınızdayım. Vampirlere taktığımı veya Kum Saati Yayınları’ndan bana gönderilen kitaplar olduğunu düşünmeyin sakın. Sadece Kırgızistan’dan döndükten sonra okumaya bir yerden başlamak istediğim için elimdeki bu ikinci elciden daha önceden almış olduğum gotik edebiyat serisine başladım. Serinin daha okunmayı bekleyen iki kitabı var.
Kitaba gelirsek eğer; genel olarak hayvanlar üzerine kurulmuş kitapta kandan bol bir şey yoktu diyebilirim. Kedi, yarasa, sivrisinek, orangutan. Kısacası, ne ararsanız vardı. Bu arada kitaptaki üç – dört  bölüm bir önceki okuduğum kitapta olduğu için direk okumadan geçtiğim için kitap çabuk bitti. Kitabın adındaki “Kanımı İç” hikayesi de, bir önceki kitapta vardı, ama bu kitapta yoktu ki, bu da, manidar. Adger Allen Poe’nun “Morg Sokağı Cinayeti” hikayesi de, bu kitapta yer alıyordu ve gerçekten beğendim. Genel olarak kitap güzeldi, ama birkaç belirsiz hikaye kitabı bozdu diyebilirim. Okuyup, okumama durumunu sizin taktirinize bırakıyorum.
Kitaptan Kareler

"de nier ce gui est, et d'expliquer ce r'est pas" (Elde olmayanı açıklamak için elde olanı inkar etme.)
Edger Allan Poe -Morg Sokağı Cinayeti ("Kanımı İç" kitabı -Sayfa:209)
Puanlama:


"Dracula'nın Konuğu"



Kitabın Adı: Dracula’nın Konuğu
Yazarları: Bram Stoker, Steven Utley, Frederick Cowley, Richard Motheson, Charles Beaumont, Jean Ray, Ernest Vicek, E.H. Heron, Johann Ludwig Tieck
Çeviren: S. Halit Kakınç, Gönül Suveren
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Gerilim, Bilim-Kurgu, Romantik, Gotik
Sayfa Sayısı: 168
Satın Al: BKM Kitap

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Gözlerimle karanlığı delmeye çalıştımsa da, masanın altındaki ve köşelerdeki gölgeler siyah, bilinmez ve korkutucu görüntülerini korudular. Karanlık, koku ve mobilyalar, insanı bunaltan ürkütücü bir gerilim yaratıyordu. Köşede bir şey kımıldadı…
Yorum 

Ve yine bir, gotik edebiyat türüyle karşınızdayım. 9 yazardan 10 vampir hikayesinin bulunduğu bu karma kitapta vampirlerin her türüne değinilmiş diyebilirim. Ölümsüz vampirlerden, mumyalanmış vampirlere, yeniden canlandırılıp vampir olan bir hikayeden, vampir olmak istemeyen bir vampirin hikayesine kadar. Özellikle ben şu sonda bahsettiğim vampire dönüştürülüp vampir olmaya alışamayan, vampir olmak istemediği için psikologa giden vampirin hikayesinde baya bir güldüm. Gerçekten komikti. Hatta kısa bir pasaj vermem gerekirse:
   “Tıraş olurken boğazımızı kesmemiz an meselesidir, ayna olayını biliyorsunuz: yansımamız yoktur, yan komşu sarımsaklı bir yemek yaptığı için nalları dikebiliriz. Ya da bize bir damla akan su gösterin ve neler olduğunu görün. Göz kapaklarımıza vururuz. Ya da gümüş kurşunlar. Gün ışığı, canına yandığımın! Şafak vaktine kadar tabuta girmezsem, o zaman bir kibrit gibi sönerim. Ya da bunları alın.
   Dişlerimiz dökülmeye başladığında bize ne oluyor sanıyorsunuz? Soldaki bu dişimi herhalde altı kere dolgu yaptırdım. Dişçi, aklım varsa hepsini çektirip, güzel bir takma diş yaptırmamı söylüyor. Elbette. Beni, birisinin boğazını bir çift takma dişle parçalama çalışırken düşünebiliyor musunuz?”
Kesinlikle bu kısa hikaye için bile bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Kitaptan Kareler



Puanlama:


"Karanlıklar Prensesi Vampir Carmilla"



Kitabın Adı: Karanlıklar Prensesi Vampir Carmilla
Orijinal Adı: Carmilla
Yazarı: J. Sheridan Le Fanu
Çeviren: Deniz Akkuş
Yayınevi: Kum Saati Yayınları
Türü: Gerilim, Bilim-Kurgu, Romantik
Sayfa Sayısı: 208
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Baş döndürücü cazibesi ve büyüleyici güzelliği ile çevresindekileri etkileyip ağına düşürmeyi başaran dişi bir vampir; Carmilla. Yayınlandığı dönemde kahramanı Carmilla’nın yaşadığı çarpık ilişkilerden dolayı kabullenmeyen bu yüzden de fazla ilgi görmeyen Karanlıklar Prensesi Carmilla konuk edildiği malikanenin genç kızını dahi kendine aşık edecek kadar baştan çıkarıcıdır. Kaldığı malikane ve çevresine kısa sürede dehşetin, korkunun ve ölümün bir karabasan gibi çökmesine sebep olan Carmilla vampir edebiyatının güzel olduğu kadar çekici ve kışkırtıcı örneklerinden biridir.
Yorum

Yıllar önce Can Yayınları baskısını okuduğum Vampir Carmilla’nın hikayesini bu seferde Kum Saati Yayınları’ndan okudum. (Can Yayınları baskısı yorumum için BURAYA tıklayabilirsiniz.)
Genel olarak söylemem gerekirse o zaman ki Carmilla ile, şimdi ki Carmilla aynı, ama çevirmenleri farklı olduğu için üzerine konuşma ihtiyacı duymuyorum kısaca beğendim, ama bu kitapta Can Yayınları’na nazaran J.Sheridan Le Fanu’nun yazmış olduğu beş kısa korku-gerilim hikayesi daha vardı. Hayaletler, ruhlar, şeytanlar bu hikayelerin konusuydu. Belki sizi korkutabilir, ama ben daha korku filmlerinden bile korkmazken biraz tuhaf duygulara kapıldım ve bu hikayelerden sadece “Aungier Caddesindeki Bazı Garip Olayların Açıklamaları” adlı hayaletli hikayeyi beğendim. Eğer güzel bir vampir hikayesi arıyorsanız tavsiye ederim. (Bir vampir hikayesi nasıl güzel olabilirse artık!)
Kitaptan Kareler:




   “Ölüm parayla alınabilir bir şey olsaydı eğer,
Zenginler yaşardı, ölürdü fakirler.”
Karanlıklar Prensesi Vampir Carmilla – Sayfa: 181

Puanlama: