Martı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Martı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Beni Bulun"



Kitabın Adı: Beni Bulun
Orijinal Adı: Finding Me
Yazarı:  Michelle Knight – Michelle Burford
Çeviren: Nur Eren
Yayın Evi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 286
Tür:  Yaşanmışlık, Dram, Gerilim

Tanıtım Yazısı:
Gerçek Bir Yaşam Öyküsü
1 EV, 3 KADIN, 11 YILLIK ESARET

BENİ BULUN
ÇÜNKÜ BU SİZİN DE HİKÂYENİZ OLABİLİR

2002 yılında kaybolduğumda pek çok kişi bunu fark etmemişti bile. Yirmi bir yaşındaydım; adres sormak için bir markete uğrayan genç bir anne…

On bir sene boyunca kilit altında tutuldum, türlü işkencelere maruz kaldım. Bu, hayatımın halihazırda bildiğiniz kısmı olabilir fakat daha bilmediğiniz çok şey var.
-Michelle Knight-

Michelle Knight 2002 yılında, Ariel Castro isimli bir okul servisi şoförü tarafından kaçırıldı ve on yıldan uzun bir süre taciz, tecavüz ve işkenceye maruz kaldı. 2003 yılında Amanda Berry, 2004 yılında da Gina DeJesus tutsak olarak Michelle'e katıldı. 6 Mayıs 2013'te bir fırsatını bulup tutsaklıktan kurtulmalarının ardından, bu olay dünyada büyük yankı uyandırdı. Şimdi ise binlerce kişinin merak ettiği konu şu: O evin içinde neler oldu ve üç kadın akıl almaz işkencelere dayanacak gücü nasıl buldu?

Michelle Knight, gözler önüne serdiği bu sarsıcı hikâyesiyle suskunlar için bir ses, her yıl kaybolan binlerce çocuk ve genç için güçlü bir sembol oluyor.

"Televizyon programı yaptığım on iki yıl boyunca hiçbir şey beni Michelle Knight ve onun yaşama tutunma hikâyesi kadar etkilemedi."
-Dr. Phil McGraw-


Yorum
   “Beni öldürmeyen şey güçlendirir. Ölüm kolay kaçış yolu. Başını dik tutup yaşamak, eğilip ölmekten daha güzel. Acı penceresinden bakıyor ve muhteşem sonumu bekliyorum. Tonlarca işkenceyle pek çok gün geçirdim. Kalbim kırık. Acımı hissediyor musun?”

Michelle Knight 2002 yılında oğlu Joey’i yeniden yanına alabilme umuduyla Sosyal Güvenlik Kurumunun düzenlemiş olduğu duruşmaya katılmaya çalışırken arkadaşının babası Ariel Castro tarafından kaçırıldı ve 11 yıl boyunca bir evde tutsak edildi. Ona birer yıl arayla Amanda ve Gina adlı kız eklendi. Michelle Knight bu 11 yıl boyunca neler yaşadığını /yaşadıklarını ve kaçırılmadan önceki hayatındaki sefaletini ve istismarını gözler önüne seriyor ve bunu da hiçbir çekincesi olmadan başını dik tutarak bizlere anlatıyor.

Açıkçası ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Voah, Müthiş Bir Eser (Kitap) demek istiyorum ama bunları gerçek olduğunu bilmek gerçekten insanı hayrete düşürüyor ve ürpertiyor. Michelle Knight’ın bunları hiçbir sakınca görmeden dile getirmesi gerçekten takdire şayan.

Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...


Puanlama:


"Benim On Altıncı Yüzyılım"



Kitabın Adı: Benim On Altıncı Yüzyılım
Orijinal Adı: My Super Sweet Sinteenth Centuy
Yazarı: Rachel Harris
Çeviren: Bahar Yaldız Çelik
Yayın Evi: Yakamoz Yayınları
Sayfa Sayısı: 345
Tür:  Romantik, Macera, Tarih

Tanıtım Yazısı:
Küçük yaşlarda anne-babası ayrılan, ardından annesinin onu terk etmesiyle ailevi bağlara inancı kalmayan Cat, insan ilişkilerinde başarısız bir genç kızdır. Kendisiyle yakınlık kurmak isteyenlere karşı mesafeli duran, aynı zamanda aşka duvar örmüş biridir. Ta ki babası ve babasının hiç hoşlanmadığı nişanlısıyla çıktığı Floransa tatilinde tanıştığı, doğaüstü güçlere sahip bir Çingene onu 16. yüzyıl İtalya'sına gönderene kadar…

Zamanda yaptığı bu yolculuk sırasında tanıştığı birbirinden ilginç insanlar ve yaşadığı olaylar sayesinde hayata bambaşka pencerelerden bakmaya başlayan Cat, Rönesans İtalya'sındaki macerasına son verip modern yaşantısına dönmeyi başarabilecek midir?

"On altıncı yüzyıl ile modern dünyanın zekice bir kurguyla iç içe geçtiği Benim On Altıncı Yüzyılım, okuru daha önce deneyimlemediği, keyifli bir zaman yolculuğuna çıkarıyor."

Yorum

Rachel Harris, “Benim On Altıncı Yüzyılım” ile sizi bir anda on altıncı yüzyılın İtalya’sına götürecek.  Cat’in annesi oyuncu, babası ise yönetmendir. Cat daha küçükkken ayrılan ailesi artık kendi yolllarını çizmişlerdir ve babasının evlenmeyi düşündüğü kadın da Cat için istemediği halde On Altıncı Yaş Günü Partisi vermek istemektedir. Tüm çabalarına rağmen bu durumdan kurtulamayan Cat, yürüyüşe çıktığı sırada büyücü bir çıngene ile karşılaşır ve bir anda kendisi On Altıcı Yüzyıl İtalya’sındaki bir aile üyesi olarak bulur. O artık Patience’dir ve hata yapmaması gerekmektedir. Tabi burada aşkı da tadacaktır.

Açıkçası söylemeliyim ki ilk başlarda bir tarihi aşk unsuru bekledim ama konu ilerledikçe aslında aşk ve tarih olsa da aile bağlarının daha baskın olduğunu görüp tarih hakkında birkaç şey de öğrenebildim.

Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:



"HİÇ kimse sıradan değildir"

Kitabın Adı: HİÇ kimse sıradan değildir
Orijinal Adı: I am the Messanger
Yazarı: Markus Zusak
Çeviren: Selim Yeniçeri
Yayın Evi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 455
Tür: Polisiye, Gizem

Tanıtım Yazısı:
"Neden ben?" diye sordum Tanrı'ya. Bir şey söylemedi.
Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi...

"19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve karşılıklı kahve içmekten büyük keyif alırız. Kısacası sıradanlığın mihenk taşıyım ve bundan şikâyetçi değilim. Ama bir gün posta kutumda bulduğum iskambil kartının, çerçevedeki bu resmi değiştireceğini nereden bilebilirdim ki? "Hiç" oluşum, kimliği belirsiz birini rahatsız etmişe benziyor ve belli ki benimle oyun oynamak istiyor. Neden sorusunun cevabı aslında çok basit: umursamak için.
Peki o halde, oyuna hazırım!"

Dilde sadeliği kullanma yeteneğini başarılı bir şekilde ortaya koyan Markus Zusak, Hiç Kimse Sıradan Değildir adlı eğlenceli olduğu kadar düşündüren romanıyla, herkesin yapabileceklerinin ötesine geçebileceğini en sıradan insanlar üzerinden göstererek zekâsını gözler önüne seriyor.


"Zusak dilde abartıdan uzak duran, sadeliği kullanarak hayal dünyanıza girmeyi ustalıkla başaran bir yazar. Hiç Kimse Sıradan Değildir de bu yeteneğini ortaya koyan iyi bir örnek." 
-Time Magazine-

"Yalın ve akıcı bir dille anlatılan, güzel olduğu kadar etkileyici bir roman."
-Kirkus Reviews-

"Olağanüstü bir kitap. Mutlaka okunmalı."
-School Library Journal-


Yorumum

Gerçekten harika bir yapıt. Kitabın almış olduğu 6 ödülde zatten bunu kanıtlıyor. Açıkçası kitaba başlamadan önce içki, kumar ve seks üçlüsünü anlatacağını ve bir cinayetle ilgili olacağını düşündüm ve pek okumak istemedim ama bir başlayıpta öyle olmadığını gördüğümde kendimi durduramadım ve iki günde bitirdim. Kitabın konusunu geçmeden bana bu kitabı hediye eden Nur Hanım’a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorım. Kitaba gelirsek; Ed Kennedy bir bankadaki hırsızlık olayına rehine durumundayken bir anda hırsızın beceriksizliği sayesinde kahramana dönüşür ve onu etkisiz hale getirir. Asıl olaylar ise bundan sonra başlar. Ed’in evine durmadan kumar kağıtının as’ı gelir ve her kağıtın üzerinde üç görev vardır. (Görevleri tamamladığında yeni bir as geliyor.) Ed bu görevleri gerçekleştirirken şunu öğrenecektir: Hiç kimse sıradan değildir ve bu ona bir mesajdır.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...


Puanlama:


"Karanlık"

Kitabın Adı: Karanlık
Orjinal Adı: Dragon Wytch
Yazarı: Yasmine Galenorn

Çeviren: Çiğdem Algün
Yayın Evi:  Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 410
Tür: Vampir, Cinayet, Sır



Yorumum

Kitap kapağının üstüne yazılan, “En iyi vampir romanı, kaçırmayın!” yazısını her görüşümde adeta gülmem geliyor. İnanın bana bundan daha, daha hatta daha, daha iyi vampir kitaplarını bulabilirsiniz. Yasmıne Galenorn’un yazmış olduğu ve Martı yayınevlerinden çıkan 20 bölümlük,396 sayfalık romanda ÖDHA(Öteki Dünya Haber Alma Ajansı) adlı bir gruba çalışan yarı peri-yarı insan Menolly D’Artigo’nun son görevindeki bir hatasından dolayı vampirlerin lideri Dredge tarafından vampire dönüştürülmesini ve kardeşlerinin desteğini alarak Dredge’n intikam alma yolunda geçen olayları(durumları) anlatıyor, ama o kadar karmaşık bir yapıya sahip ki anlamakta güçlük çekebiliyorsunuz. Her türlü mitolojik canlı kullanılmış diyebiliriz. Peri, Vampir, Cin, Kedi Kadın vs. gibi… Hele kitabın sonunda yayınlanan ve Yasmıne Galenorn’un bir dahaki kitabı Ejderha Cadı’nın 1.Bölümünü görüp de benzerliği fark etmemek ve Yasmıne Galenorn’un eserlerini okumak aptallık olur herhalde. Ama yinede okuyanlara ve beğenenlere de bir şey diyemem. 


Puanlama:


~Hiç Kimse Sıradan Değildir~

Neden ben? diye sordum Tanrı''ya. Bir şey söylemedi.
Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi...


19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve karşılıklı kahve içmekten büyük keyif alırız. Kısacası sıradanlığın mihenk taşıyım ve bundan şikâyetçi değilim. Ama bir gün posta kutumda bulduğum iskambil kartının, çerçevedeki bu resmi değiştireceğini nereden bilebilirdim ki? Hiç oluşum, kimliği belirsiz birini rahatsız etmişe benziyor ve belli ki benimle oyun oynamak istiyor. Neden sorusunun cevabı aslında çok basit: umursamak için.
Peki o halde, oyuna hazırım!

Dilde sadeliği kullanma yeteneğini başarılı bir şekilde ortaya koyan Markus Zusak, Hiç Kimse Sıradan Değildir adlı eğlenceli olduğu kadar düşündüren romanıyla, herkesin yapabileceklerinin ötesine geçebileceğini en sıradan insanlar üzerinden göstererek zekâsını gözler önüne seriyor.
Zusak dilde abartıdan uzak duran, sadeliği kullanarak hayal dünyanıza girmeyi ustalıkla başaran bir yazar. Hiç Kimse Sıradan Değildir de bu yeteneğini ortaya koyan iyi bir örnek.  
~Time Magazine~

Yalın ve akıcı bir dille anlatılan, güzel olduğu kadar etkileyici bir roman.
~Kirkus Reviews~

Olağanüstü bir kitap. Mutlaka okunmalı.
~School Library Journal~


~Karanlık Gölgeler Evi~

Her odası macera ve sırlarla dolu tüyler ürpertici bir eve davetlisiniz!

Küçük bir kasabaya taşınan King ailesi, onları bekleyen

tehlikelerden tamamen habersizdir. Uzun zaman önce terk edilmiş bir eve yerleşmeleri, ailenin meraklı oğlu Xander ile kardeşi David'i harekete geçirir. Bu gizemli mekânı keşfe çıkan iki kardeş, yanyana kapıların dizili olduğu gizli bir hole ulaştıklarında kendilerini tahmin etmedikleri bir maceranın içinde bulurlar. Kapıların ardındaki her oda, onları evden uzaklaştırarak bambaşka zamanlara götürmektedir. Fakat aynı şey, o dünyalara ait olanlar için de geçerlidir; bu kapılar sayesinde onlar da eve girebilmektedir.

Gizemli ve bilinmeyen diyarlardan gelen bir saldırganın, Xander ile David'in annesini kaçırmasıyla ortalık iyice karışır. Annelerini bulmak için her türlü tehlikeyi göze alan çocuklar, kendilerini zamanın ötesindeki ürkütücü ve bir o kadar da büyüleyici yerlerde bulurlar. Asıl macera şimdi başlayacaktır...

Robert Liparulo, tüm dünyada büyük yankı uyandıran 6 kitaplık "Hayalevi Kralları" serisinin ilk kitabı Karanlık Gölgeler Evi ile sizleri belirsizliklerle dolu, heyecanlı bir maceraya sürüklüyor. Bu kitabı okuduktan sonra serinin bir sonraki kitabı için sabırsızlanacaksınız...

"Gizemli ve tüyler ürpertici hikâyelerden hoşlanıyorsanız bu ev tam size göre! Her odanın kapısı bir gizeme, korkuya ve büyüleyici sürprizlere açılıyor. Bu kitabın dünyasında gezinmekten hoşlanıyorum. Hayaletlerin olduğu, mükemmel hikâyelerle dolu bir ev varken neden dışarı çıkmak isteyesiniz ki?"

-R. L. Stine-

"'Hayalevi Kralları' tarihin en korkunç maceralarının izini süren kesintisiz bir aksiyon örneği ve çok severek okuduğum serilerden biri!"

-Slade Pearce-

"Sarsıcı bir etkiye sahip 'Hayalevi Kralları' serisi bir klasik olmayı hak ediyor."

-Jon Land-