Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

~Şemspare~

Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir…
Güneş parçası…

Kararır gökyüzü bazen;
kasvetli bulutlar kaplar semayı.
Hayatın ritmi durağanlaşır,
sohbetler bildikleşir,
içimizde birikir yalnızlık hissi.
Nasıl özleriz güneşi o zaman,
griler içinde aradığımız
bir tutam renk demeti.
Peri tozu gibi, inceden.

Gönülden yazılmış her roman,
her hikâye, her kelime
bir şemsparedir…
Güneş parçası…

Düşer omuzlarımıza,
kar tanesi gibi usulca,
yağmur gibi yıkar ruhumuzu,
arındırır tozdan kirden
tekdüzeliklerden…
Şemspare…


"Baba ve Piç"

Kitabın Adı: Baba ve Piç
Yazarı: Elif Şafak
Yayın Evi: Metis Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 376
Tür: Gençlik, Aile Bağları, Dram

Tanıtım Yazısı:
“Kocanızın izni lazım elbette,” diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. “Tabii eğer evliyseniz...?”
     Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fark etmeyecekti sonuç olarak. Son zamanlarda bazı kelimeleri kişisel sözlüğünden çıkarmaya karar vermişti, “utanç” pekâlâ bunlardan biri olabilirdi. Bu kürtaja onay verecek bir koca yoktu ortada. Bu çocuğun bir babası yoktu.
     Neyse ki kocanın olmayışı formalitelerde bir avantaja dönüştü. Görünüşe göre kimsenin yazılı iznini almasına gerek yoktu. Bürokratik düzenlemeler, evli çiftlerin bebeklerini kurtarmak için gösterdikleri özeni evlilik dışı doğan bebekler için göstermiyordu anlaşılan. Babasız bir çocuk neticede bir piçti ve İstanbul'da bir piç, sallanan bir diş gibi her an düşmeye hazırdı.

Baba ve Piç, İstanbul-San Francisco hattında gidip geliyor: Müslüman-Türk Kazancı ailesiyle Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyanların 90 yıla yayılan öyküleri iç içe. Kederli bir geçmişi tamamen unutmak mı daha doğru, geçmiş bilincini beraberinde taşımak mı? Diğer yandan bir kadınlar romanı Baba ve Piç: Erkeklerin apansız ve açıklamasız ölüverdiği, geriye hep kadınların kaldığı bir sülaleden dört kuşak kadının hikâyesi. Anneannelerin, ciciannelerin, teyzelerin hafızalarıyla can bulan bu romanı severek okuyacaksınız.

Kapak Tasarımı:
Muazzam bir kapak tasarımı. Kapak bölüm adlarıyla (başlıklarıyla) özleştirilmiş. Sonuçta bölüm adları aşure malzemesi olunca haliyle kapakta aşure süslemenin bir numaradaki ismi “Nar” oluyor. Dediğim gibi kapağa bayıldım.

Yorumum

Kitabı okumakta zevk aldım. Öyle ki okul yolunda bile gidip gelirken okuyup kaç kere ayağımı taşa çarpıp düşme tehlikesi geçirdim ama gel gör ki finalden hiç memnun kalmadım adeta iğrendim. Nasıl olur da bir insan öz ablasına tecavüz eder dedim kendi kendime, kitabı bir kenara fırlatmak istedim ama çoktan kitap bitmişti bile. Birde Türklerin güya Ermenilere uyguladığı sözde soykırımlardan bahsedince çıldırdım. Tavsiye eder miyim bilemiyorum.
Lütfen bizden yorumlarınızı esirgemeyiniz…

Puanlamam: