"Lanet İşleyiciler: Beyaz Kedi"



Kitabın Adı: Lanet İşleyiciler – Beyaz Kedi
Orijinal Adı: The Curse Workers / The White Cat
Yazarı: Holly Black
Çeviren: Yiğit Değer Bengi
Yayınevi: Dex Yayınları
Türü: Fantastik, Gizem
Sayfa Sayısı: 290
Seri Adı: Lanet İşleyiciler I. Kitap

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Bazı insanlar, sadece genetik yolla kazanılan bir yeteneğe sahip: tek bir dokunuşla duygularınızla, anılarınızla oynayabiliyor, size şans verebiliyor, sizi öldürebiliyorlar ve buna Lanet İşleyiciliği deniyor.

Lanet İşleyiciliği tehlikeli olduğu için bu kişiler toplumdan dışlanmışlar, en ağır işlerde çalıştırılıyor ya da yasadışı yollara zorlanıyorlar. Üstelik büyülü dokunuşlarının kontrol altında tutulabilmesi için daima eldiven giymek zorundalar.

Cassel de böyle bir aileden geliyor ve ailesinin tümü dolandırıcılıkla geçimini sağlıyor. Cassel hariç. Kuşaklar boyunca genetik yolla geçen lanet yeteneği Cassel’de yok. O, yozlaşmış bir ailede, dürüst kalmaya çalışan bir savaşçı. Ancak Cassel de, üç yıl önce en yakın arkadaşı
Lila’yı öldürdü.

O günden beri normal bir hayat sürmeye çalışıyor. Ancak her şey bir gece gördüğü bir kâbustaki beyaz kedinin ona bir şeyler anlatmaya çalışmasıyla değişiyor. Ailesindeki tuhaflıklar, uyurgezerliği ve hafıza kaybı, tek bir şeye işaret ediyor: ailesi, Cassel’e çok fena bir oyun oynuyor. Cassel’in şimdi bu oyunu bozması gerek –bir de kâbuslarındaki beyaz kediyi bulması.
Yorum

Mart ayının ilk kitap yorumundan merhabalar. Bugün sizlerin karşısına fantastik bir seri olan, “Lanet İşleyiciler Serisi” ile çıkıyorum. Açıkçası seriden çok umutluydum ama maalesef serinin ilk kitabı bana çok durgun geldi açıkçası. Yani beklentilerimi tam olarak karşılayamadı diyebilirim. Bu arada maalesef kitabın içerisindeki basım hataları ise bu kitaptan iyice soğumamı sağladı. Bir anda 26’dan 59’a atladık ve ondan sonra aynı bölüm tekrar basılmıştı. Elinde bu kitaptan bulunanlardan bende eksik olan sayfaların fotoğraflarını instagram hesabımdan çekip göndermeleri için istekte bulunmalar ve ondan sonra bir sayfada birden fazla yazım yanlışı, yani açıkçası bu kitap beni bitirdi. Açıkçası kitabı şubat başında okumaya başladım ama ancak bitirdim yani. Neyse artık. Olmuşla ölmüşe çare yok. Kitabın konusuna gelirsek eğer;

Her ailenin bir sırrı vardır ama, Cassel’in ailesinde belki bu sırlar daha fazladır. Zira onun ailesindeki herkes bir lanet işleyicidir. Kimileri ölüm işlerken, kimileri ise; duygu işlemektedir. Cassel mi? – O sıradan biridir. Ta ki bir gün kendini okulunun çatısında aşağıya düşmek üzere bulana kadar. Yanında ise beyaz bir kedi vardır. O günden sonra herkes Cassel’e bir farklı bakmaya başlar ve intihar eğilimli olarak gözüktüğü için de  kısa süreliğine okuldan uzaklaştırılır. Şimdi onun eski normal yaşamına dönmesi için geçmişiyle yüzleşmesi ve saklı kalmış olanlarla baş etmesi gerekecektir.

Tanıtım Videosu

"Hasret zayıf duyguları söndürür, güçlü olanları hatırlatır." (Sayfa: 212)

"Söylenmesi en kolay yalanlar doğru olmasını istediklerimizdir." (Sayfa: 273)

Puanlama:


"Blogum 5 Yaşında"

Hey gidi günler hey!
Blogum 5. Yılını bugün itibariyle doldurmuş bulunmakta. Bu beş yılda çok şey gelip geçti başımdan ama her zaman sizlerin desteğiyle daha yukarı çıkmayı ve düştüğüm yerdende kalkmayı öğrendim.. Bu zamana kadar neler olduğuna, en azından önemli olanlara şöyle kısaca değinmek isterim.

*5 yılda blogumda toplam 515 yazı yayımladım.

*Yazılarımın 222 tanesi kitap yorumu ki bu da benden çok kitap okuyanları kıskanmamı sağlıyor. 😈

*Yazılarım 81.302 kişi tarafından okundu.

*Bu 81.302 kişiden 54.054 kişi Türkiye'den, 9663 kişi ABD'den, 6159 kişi Rusya'dan, 2353 kişi Kırgızistan'dan (Arasında bende olabilirim.), 2190 kişi Almanya'dan ve geri kalanlarda başka ülkelerden girmiş durumda.

*Yazılarıma toplamda 1358 yorum yapılmış. (Maalesef blog popülerliği azaldığı için yorumlarda azaldı.)

*Bu zamana kadar üç aşağalayıcı yorum aldım ve hepsini yayınladım. Bunlardan biri spoiler verdiğim yönündeydi ve yorum yazarımız o konuda haklıydı. O konuda özür diledim. Bir diğeri Açlık Oyunları Serisi'nin 3. kitabını hiç beğenmemem üzerine yazıma "Sende okur musun? Blog yazmayı bırak!" diye bir yorumdu ki, bende aynı sertlikle cevap verdim. Çünkü; her edebi eser, her insanda farklı duygu uyandırır. 3. Yorum ise; Death Note Manga novelleri olan romanlara gelmişti. Yazar adlarını yanlış yazdığım içindi ve bunda da yayınevinin novelleri yazan kişilerin adını görünür bir yere yazmadığı için benim manga çizer ve yazarının adını kullanmış olmamın etkisi var.

*Bu zamana kadar gelen tüm maillere cevap verdim ve veriyorum.

* Bu zamana kadar blog tasarımım toplamda 11 kere yenilendi ve hepside benim tarafımdan yapıldı.

*Şu anda blog hesabımdan 351 kişi, Facebook hesabımdan 148 kişi, İnstagram hesabımdan 520 kişi, YouTube hesabımdan 43 kişi, Bloglovin hesabımdan 137 kişi ve Google+ hesabımdan toplamda 48 kişi Colored Books'u takip ediyor.

*Bu zamana iki kitap çekilişi kazandım ( Yarım Yüzlü Adam ve Öteki Tarih kitapları) ve birçok kişiye çekilişlerim vasıtasıyla kazandım.

*Birbirinden iyi yürekli insanlarla karşılaştım. Onlar bana abi, abla ve bazen de kardeş oldular.

*Kötü insanlarla da karşılaştım ama onlarda yol arkadaşlarım sayesinde ezilip yok oldular.

Anlayacağınız bu beş yıl içinde sizlerle birer aile olduk. İyi ki varsınız, iyi ki yol arkadaşımsınız. İnşallah birlikte daha nice yıllara.

İnşallah ben sözlerime sadık kalıp bol bol okuyup yazacağım, inşallah sizin yazdıklarınızı okuyacağım, ama ne olursa olsun bir şekilde burada olacağım.  Bu yazımıda hayat felsefemle sonlandırayım.

Ve tabii ki OKUTUN!


"Blog Tasarımım Yenilendi"

Herkese uzun bir aradan sonra tekrar merhabalar. Maalesef blogumu bir ay boyunca kapatmak zorunda kaldım ki bunun da sebebi: blogumun tasarımını yenilemekti. Blogum bu ayın sonunda (28 Şubat) 5.Yılını dolduruyor. Dile kolay tam 5 Yıl. Her yaş alışımızda blogumun tasarımını değiştiriyorum. Hatırlarsanız geçen tasarımım eskiye dönüştü ve kış temasıydı. Bu temamında diğer temamla benzerlikleri olsa da bu tasarımım daha bir ilkbahar-yaz teması ağırlıklı oldu diyebilirim sanırım. Öyle ki denizimiz, denizatımız bile var. Birde bu tasarımda öğrendiğim dillerde olan kelimeleri kullandım. Mesela, beş dilde (Türkçe, Kırgızca, İngilizce, Rusça, Çince) kitap yazarak bunu header da kullandım ve yukarı butoruna da aynı şekilde beş dilde yukarı yazdım.
Umarım beğeneceğiniz bir tasarım olur diyelim. Önceki tasarımımı bilmeyenler için bu tasarımda ne gibi değişiklilikler yaptığıma şöyle bir göz atalım mı?

Önce Genel Görünüm

Tasarımda önceden kullandığım sağ kolona ilaveten birde sol kolon kullanmaya başladım. Anasayfada yer alan menü sayfalarda gözükürken blog yazılarında görünmesi engellendi. (Aşağıda detaylara yer vereceğim.) Üstte ve alt kısımda dalga motifleri kullanılarak blogumun simgesi olan denizatına istenilen deniz kazandırılmış oldu.

Header





 Headerın renkleri ve yazı fontları değişti ve beş dilde "kitap" kelimesi bu kısıma konuşma balonu aracılığıyla eklendi. Menü kısmı da eski halini koruyarak hemen altına eklendi.





"Arafatta Bir Çocuk"

Kitabın Adı: Arafatta Bir Çocuk
Yazarı: Ömer Zülfü Livaneli
Yayınevi: Cem Yayınları
Türü: Tarih, Dram, Yaşanmışlık
Sayfa Sayısı: 183

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
Ömer Zülfü Livaneli, ünü yurt dışına taşmış büyük bir müzikçimiz olduğu kadar usta bir yazardır da. Arafatta Bir Çocuk, kitap olarak çıkan ilk yapıtıdır. Bu hikayelerde ilk yapıt olmanın hızı, tazeliği anında usta işi bir olgunluğu da görürüz Livaneli’nin edebiyatımızda şimdiye kadar duyulmamış, yepyeni, kendine özgü bir sesi vardır. Yayınevimiz, Ömer Zülfü Livaneli’nin ilk yapıtını kıvançla sunarken, yazarın gelecek roman ve hikayelerini de yakında okurlarımıza ileteceğini muştular.

Yorum

“Bir kavganın, bir mücadelenin, çiçek açan hayatın dilidir şiir.” (Sayfa 54)
Allahım… Allahım… Elimde bir hazine tutuyorum resmen ve bu hazineyi Kırgızistan’da, okulumuzun kütüphanesinde buldum. Zülfü Livaneli’nin 1978 baskılı yayınlanmış ilk kitabı: “Arafatta Bir Çocuk”. Türkiye’den uzakta Kırgızistan’daki kütüphane raflarının arasında saklamış bu eserde yine Zülfü Livaneli’nin ustalığını görüyoruz. İşçi olmak için, okumak için, gurbette ailesini görmek için kaçak yollarla Almanya’ya, İsviçre’ye ve daha başka ülkelere gidenlerin, siyaset yüzünden, sağcı-solcu olayları yüzünden köşe bucak kaçanların hikayesi “Arafatta Bir Çocuk”. İçerisinde toplam yedi yaşanmışlık barındıran bu kitabı bence mutlaka okuyun. Emin olun ki okurken kendinizi bir anda tarihin derinliklerinde, gerçekliğin kucağında bulacaksınız. Bu arada kitabın yeni baskısını Doğan Kitap etiketiyle, aynı adla tüm kitapçılarda bulabilirsiniz.
Puanlama:



"Dünyanın En Şanslı Kızı"



Kitabın Adı: Dünyanın En Şanslı Kızı
Orijinal Adı: Luckiest Girl Alive
Yazarı: Jessica Knoll
Çeviren: Murat Karlıdağ, Tuğçe Nida Sevin
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Dram, Ergen, Erotik
Sayfa Sayısı: 393
Satın Al: D&R

Tanıtım Bülteni / Arka Kapak:
MÜKEMMEL HAYATI MÜKEMMEL BİR YALANDI.

Ana FaNelli, prestijli Bradley Okulu’nda yaşadığı şoke edici ve aşağılayıcı bir olay yüzünden hayatını yeniden inşa etmek zorunda kalmıştı. Şimdi ise cazip bir işi, pahalı giysileri ve yakışıklı, asil bir nişanlısı vardı; elde etmek için çok uğraştığı mükemmel hayata ulaşmaya fazlasıyla yakındı.
Fakat Ani’nin bir sırrı vardı.
Geçmişinden gelen ve hala onun peşini bırakmayan, gün yüzüne çıkıp her şeyi berbat etmesi an meselesi olan, özel ve acı dolu bir sır…
Olağandışı anlatımı ve tahmin bile edemeyeceğiniz şaşırtıcı olaylarla dolu olan Dünyanın En Şanslı Kızı, “her şeye sahip olmaya” çalışan bir çok kadının yaşadığı dayanılmaz baskıyı gözler önüne sererken, okuru sivri dili ve acımasız hırsı ile korkunç bir gerçeği gizli tutmaya çalışan, düşündüğünüzden çok daha yüce gönüllü bir kahramanla tanıştırıyor.
Ancak soru şu ki; Ani’nin sessizliğini bozması, uğruna savaştığı her şeyi kaybetmesine mi neden olacak, yoksa özgürlüğünü kazanmasını mı sağlayacak?

Yorum
 
Ocak ayının ikinci kitap yorumundan herkese sevgiler, saygılar.
Ocak ayının ikinci kitabının yorumunu yazarken güzel şeyler yazmak isterdim bu kitap hakkında ama kitabı okurken resmen çıldırmak üzereydim. Kitaptaki baş karakteri elime geçirip iyice bir silkelemek istedim resmen. Hayır, hayatımızda zaten kötü şeyler yaşayıp kitaplara sığınıyoruz ama kitaptaki karakterlerde sizden daha beter olunca resmen çıldırmamak elde değil. Bu kadar işe yaramaz, her bir b..u yiyen bir karakter görmedim hayatımda. Bence siz bu kitap için spoiler yiyin ona göre kitabı okumaya karar verin. Yine de ailelerin okuyup evlat yetiştirme hususunda da ders alabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Spoiler içermeyen kitap konumuza gelirsek;
Ani ünlü bir dergide yazılar yazmaktadır, zengin bir nişanlısı vardır ve evlenme hazırlıkları yapmaktadır. Çevresindekilere karşı oldukça katı tutumu olsa da, bunların nedeni çocukluğunda yaşadığı travmatik olaylarda saklıdır. ( -ki bu olaylardan hala ders almamıştır bana göre. ) Bu olayların nedeniyse onun şimdi sahip olduğu gibi popüler olma isteğidir. Bunun için de yapmayacağı şey yoktur. Yalnız popülerlikte bir yere kadardır. Geçmişindeki sırlar Ani’nin peşindedir ve Ani bu sırları daha ne kadar saklayabilecektir? Yoksa sırlar ortaya mı çıkacak? Hepsi ve daha fazlası bu kitapta.
Bu arada kitap ilk 160-170 sayfada sizi sıktıkça sıkacak ama sonradan açılacak ve bir hareketlilik olacak ama ben yine de beğenmedim. Tavsiye etmem yani. Bazı erotik sahneleri ki bunların bana göre hepsi mide bulandırıcı olduğu için çocuklardan oldukça uzak tutun derim. Bu arada kitap kapağını da çok beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Oldukça başarılı bir tasarım. Yabancı Yayınları’nı bu konuda oldukça başarılı bulduğumu söylemeliyim.

“Vurulduğunu en son farkeden kişi her zaman vurulan kişidir.” (Sayfa 258)

Puanlama: