"Canavarlar Denizi"

Kitabın Adı: Canavarlar Denizi
Orijinal Adı: The Sea of Monsters
Yazarı: Rick Riordan
Çeviren: Kadir Yiğit Us
Yayın Evi: Doğan Egmont Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 282
Tür:  Fantastik Macera, Gizem
Seri: Percy Jackson ve Olimposlular Serisi II.Kitap

Tanıtım Yazısı:
Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hala hayatta olduklarını söylese ne yapardınız?
Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz?
Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız?
Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse?
Ne yapardınız?
Percy’nin yaptığını…
New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular dizisi devam ediyor.

Percy’nin tuhaf macerası devam ediyor. Bu sene geçen seneye oranla epey sakin geçmişti, merydana bir tane bile canavar çıkmamıştı? Fakat bir yakantop oyunuher şeyi alt üst etmeye yetti. Serinin bu ikinci kitabında Melez Kampı’nın sihirli sınırının zayıflaması herkesi dehşete düşürüyor, birisi çok zalim bir planı uygulamaya koydu bile. Percy ve melez arkadaşları bu işe el atmazlarsa yarıtanrıların bu güzel sığınağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya!
Canavarlar Denizi’ne uzun bir yolculuk ve büyük aile sırları Percy’nin hayatını cehenneme çevirecek. Bir Yunan tanrısının oğlu olmak bir şeref mi yoksa bela mı, işte bu kitapta belli olacak.

Yorumum

Percy Jackson ve Olimposlular serisi yepyeni dostlar ve maceralarla devam ediyor. Melez Kampı’nı koruyan güç duvarı zayıfladığı için canavarların sık sık saldırısına uğruyor. Percy bunun üzerine çözüm yolu ararken dostu Kıvırcık’ın rüyalarına girip yardım istemesi Percy’e bir ışık yakıyor. Kampı kurtarmanın tek yolu altın posttur ve post Kıvırcık’ın olduğu adadadır.Bu macerada Percy’e  Anabeth ve Percy’nin üvey kardeşi olan bir Kiklop (Tepegöz) yardım ediyor.Not: Kitabın beyazperdeye uyarlaması çok yakında sinemalarda olacak. Filmin fragmanı için Buraya tıklayın.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


"Şimşek Hırsızı"

Kitabın Adı: Şimşek Hırsızı
Orijinal Adı: The Lighting Thief
Yazarı: Rick Riordan
Çeviren: Kadir Yiğit Us
Yayın Evi: Doğan Egmont Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 363
Tür:  Fantastik Macera, Gizem
Seri: Percy Jackson ve Olimposlular Serisi I.Kitap

Tanıtım Yazısı:
Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hala hayatta olduklarını söylese ne yapardınız?
Ya ailenizden birinin bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz?
Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız?
Bir de peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse?
Ne yapardınız?
Percy’nin yaptığını…
New York Times listelerinde birinci sıraya oturup satış rekorları kıran ve ödüle doymayan Percy Jackson ve Olimposlular dizisinin ilk üç kitabı Türk okurlarıyla buluşuyor.
 İşte karşınızda Percy Jackson. 12 yaşında, hiperaktif, okuma yazmada sorunları olan ve başı beladan bir türlü kurtulmayan bir çocuktu. Peşine takılan, ne oldukları bir türlü anlayamadığı birtakım doğaüstü yaratıklar da çabası! Bütün bunların sebebi aslında babasının bir Yunan tanrısı olması fakat sorunları çözmek tamamen Percy’e kalmış durumda.
Serinin bu ilk kitabında Percy kendini ispatlamak için Zeus’un çalınan şimşeğini bulup hırsız olmadığını herkese göstermek zorunda kalıyor. Yıllardır görmediği babasıyla yüzleşmesi ve tanrılardan bile çok daha güçlü bir hazineyi ortaya çıkarması ise apayrı bir hikâye.

Yorumum

Rick Riordan’ın yazmış olduğu ve bir ara beyaz perdeye de uyarlanan “Percy Jackson ve Olimposlular” serisinin ilk kitabı olan “Şimşek Hırsızı” tek kelimeyle muazzam ve bol maceralı olsada nedense ben film yüzünden midir bilmem hep bir bekleyiş içinde kaldım Ama yinede şunu söylemeliyim ki tek kelimeyle muhteşemdi.

Percy Jackson babasını hiç tanımadı ve on iki yaşına kadar sıradan biri gibi yaşadı. Ta ki Göklerin hakimi Zeus’un ilk şimşeği çalınana kadar. Posedion ile hiç anlaşamayan Zeus Percy’i suçluyor. Çünkü; Percy bir yarı tanrı ve Posedion’un oğlu. Şimdi Percy gerçek şimşek hırsızını bulup suçsuzluğunu kanıtlamalı. Bunu gerçekleştirirken de ona yardımcı olacak ikide dost ediniyor. Bilgelik Tanrıçası Athena’nın kızı Anabeth ve koruyucu bir satir olan Kıvırcık. Bu üç dost ilk şimşek’i ve gerçek şimşek hırsızını bulmak için birbirinden betar belaların içine dalacaklar.Bu kitabı kesinlikle herkese tavsiye ederim.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


"Tanrıçanın Savaşı"

Kitabın Adı: Tanrıçanın Savaşı
Orijinal Adı: Goddess Interrupted
Yazarı: Aimee Carter
Çeviren: Gökçe Çiçek
Yayın Evi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 294
Tür:  Fantastik Macera, Gizem, Savaş
Seri: Tanrıça Serisi II. Kitap

Tanıtım Yazısı:
Kate Winsters ölümsüzlüğü hak etti.
Ama hayatını Ölüler Diyarı’nda, Henry ile birlikte geçirmek istiyorsa bunun uğruna savaşması gerekecek.
Fakat başarısız olursa…

Bütün olanlar içerisinde, ölümsüzlüğü kazanmak en kolayı olmuştur. Kate, artık Ölüler Diyarı Kraliçesi olarak taç giymek üzere olmasına rağmen, kendisini her zamankinden çok daha yalnız hissetmektedir. Ölüler Diyarı’nın hükümdarı olan Henry’ye karşı duyduğu sevgi günden güne büyürken, Henry ona karşı gittikçe mesafeli ve gizemli davranmaya başlamıştır. Kate’in taç giyme töreninin tam ortasında, evrende kendini öldürebilecek kadar güçlü olan tek varlık tarafından alıkonulur:
Titanların Kralı, Kronos.

“Kate, açıklanmayan olaylara göğüs gererek onlarla başa çıkabilecek bir kahraman.”
-Publishers Weekly-

Yorumum

Aimee Carter’ın yazmış olduğu Tanrıça Serisi’nin ikinci kitabı olan “Tanrıçanın Savaşı” ilk kitabına göre oldukça durgun kalıp heyecanını serinin üçüncü kitabına saklamış diyebiliriz. Öyle ki kitap zaten en güzel yerinde de kendini bitiriyor. Neyse daha fazla uzatmadan yorumumu sizlere sunayım.

Kate Winsters tanrıların yedi sınavını geçerek ölümsüzlüğü hak etti. Tabi ki daha fazlasını da o artık yer altı dünyasının hükümdarı Henry (Hades)’nin eşi ve yer altı dünyasının kraliçesi.  Tek bir sorun var o da tanrıların ve tanrıçaların babası Kronos… Kronos Calliope(Hera) sayesinde Tartarus’dan kaçmayı başardı ve tek istediği tamamen özgür kalıp intikam almak. Bunu engellemek ise Kate’in ve yeni ailesinin –tanrıların- elinde.
Kesinlike bu seriyi tüm okurlarıma tavsiye ederim.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


"Tanrıça"

Kitabın Adı: Tanrıça
Orijinal Adı: The Goddess Test
Yazarı: Aimee Carter
Çeviren: Gökçe Çiçek
Yayın Evi: Ephesus Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 316
Tür:  Fantastik, Gizem, Aşk
Seri: Tanrıça Serisi I.Kitap

Tanıtım Yazısı:
Ölümsüz ol ya da öl…
Teste tabi tutulan her kız öldü.
Şimdi Kate’in sırası.

Kate’in hayatı, en başından beri yalnızca kendisi ve annesinden ibaret olmuştur ancak şimdi annesi ölmek üzeredir. Peki ya son isteği? Çocukluğunu geçirdiği eve geri dönmek. Bu nedenle Kate bir yandan annesinin sonbaharı çıkaramayacağından endişelenirken, diğer yandan da hiçbir arkadaşı ya da akrabası olmayan bir yerde yeni bir okula başlayacaktır.

Sonra Henry ile tanışır. Karanlık, ıstırap dolu ve büyüleyici biri olan Henry, Ölüler Diyarı tanrısı Hades olduğu iddiasındadır. Üstelik, bir anlaşma yapmanın karşılığında, tabi tutulacağı yedi testi geçene kadar Kate’in annesini hayatta tutacaktır. Kate Henry’nin çıldırmış olduğundan emindir. Ta ki ölü bir kızı hayata döndürdüğüne tanık olana kadar. Artık annesinin hayatını kurtarmak gözüne delicesine mümkün gözükmektedir.

Testleri geçmeyi başardığı takdirde Henry’nin gelecekteki eşi ve bir tanrıça olacaktır.
Fakat başarısız olursa…

“Yazarın Yunan mitlerine yenilikçi bakışı bu romantik masala küçük parıltılar katıyor.”
-Cassandra Claire-

Yorumum

Kate(Katherina) için her şey sıradandır. Hasta bir anneye sahip olsa da annesinin ona karşı olan tutumları onu mutlu kılmaktadır. Bir gün annesi; doğup büyüdüğü Eden (Cennet) adlı kasabaya gidip son günlerini orada yaşamak istediğini ve Kate’in de oradaki bir okulda okumasını ister. Kate, annesinin günlerinin sayılı olduğunu bildiği için bunu kabul eder ve birlikte Eden’a giderler. Yeni okulunda herkes Kate’e iyi davranır ama Dylan da iyi davranınca bu durum Dylan’ı seven Ava’yı kızdırır ve Ava, Kate’i kandırıp onu Eden Köşkü’ne giden nehirden geçirip kendisi suya atlar ve bir kaza sonucu ölür. Kate tüm korkusuna rağmen suya atlayıp Ava’yı nehirden kıyıya çıkarmayı başarır ama kendini suçlu hissetmektedir. Tam bu sırada Henry ortaya çıkar ve Kate’in her yılın altı ayında kendisi ile Eden Köşkü’nde yaşaması koşuluyla Ava’yı yaşama döndürür. Tabi ki Kate daha sonra bu anlaşmaya uymaz ve Ava ölür ama Kate artık annesinin yaşamı için böyle bir anlaşmayı seve seve kabul eder ve Eden Köşkü’nde yaşamaya başlar ve Persephone gibi bir yaşam sürmeye başlar. Dahası; tanrıların yedi sınavını geçerse hem ölümsüz olacak hem de Henry(Hades)’nin eşi olacaktır ama bu zamana kadar teste tabi tutulan kızlar bir şekilde yaşamını kaybetmiştir.

Olağanüstü güzellikteki bu muhteşem eseri elimden bırakamadığımı söylemeliyim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen konu ve dil itibariyle sizi büyülüyor. Kesinlikle herkese tavsiye ederim.
Lütfen yorumlarınızı bizden esirgemeyin...

Puanlama:


Yeni Bir Kitap Alışverişi

Her ne kadar bir işe başlamış olsam da yine de kitap okuma ve alma sevdamdan vazgeçemiyorum. Yine o günlerden biri bugün. Size yeni aldığım kitaplardan şöyle kısaca bir bahsetmek istiyorum.

İlk kitaplarım Aimee Carter’ın yazmış olduğu Tanrıça serisinin ilk iki kitabı “Tanrıça” ve “Tanrıçanın Savaşı”. Kitap Ephesus yayınlarından çıkmış durumda.

 “Tanrıça” kitabı 316 sayfadan oluşuyor. Bu kitap yazarın ilk kitabı olma özelliği taşıyor. Kitabı okumuş bulunmaktayım. Birazdan yorumumu da yayımlayacağım.


“Tanrıçanın Savaşı” kitabı ise 294 sayfadan oluşuyor. Bu kitabı da okumaya henüz okumaya başlamış olmama rağmen şu anda 75.sayfadayım.

Diğer bir kitabım ise; sevgili Elife ablamın bana göndermiş olduğu “Paranormal Serisi”nin ikinci kitabı “Doğaüstü”. Dex yayınlarından çıkan 234 sayfalık bu kitabın yazarı ise Kiersten White.

Evet, aldığım son kitap ise; Lili St. Crow’un yazmış olduğu ilk gençlik serisi “Tuhaf Melekler”. Artemis yayınlarından çıkan bu harika kitap 338 sayfadan oluşuyor.

Şimdilik bu kadar, en kısa zamanda yeni yeni daha bir sürü kitapla görüşmek dileğiyle.